Geçen günlerde gündemde en çok konuşulan konulardan biri, gelişen yapay zeka teknolojileri oldu. Çoğu bilim insanı ve mühendis, bu teknolojileri toplum, bilim ve sanat alanlarında kullanabilmek için geliştirmeye çalışıyor. Ancak bu gelişmeye karşı çıkan topluluklar da var. Sosyal medyada yapay zekanın reklam ve içerik üretiminde kullanılmaya başlanması, dünya genelinde ciddi soru işaretleri doğurdu.
Bence yapay zeka, insanların işlerini kolaylaştırmak için yapılan büyük bir buluştur. Fakat ekonomi, siyaset veya sanat gibi karmaşık ve özgün düşünce gerektiren alanlarda kullanılması, standart bir uygulama hâline gelmemelidir. Çoğu şirket, yapay zekanın maliyet ve zaman açısından daha “verimli” olduğunu düşünerek kaliteyi ve insan emeğini feda ediyor. Oysa yapay zeka, bir insanın sahip olduğu duygu ve deneyim yeteneklerini alamadığı için üretilen çoğu içerik hayatsız ve duygusuz oluyor.
Sonuç olarak yapay zeka teknolojilerinin geniş ticari alanlarda kullanılabilmesi için tamamen insanlaştırılmış bir şekilde çalışması gerekir. Bu gücün kar amacıyla değil, bilime ve insanlığın yararına hizmet etmesi önemlidir. İnsan yaratıcılığı ve deneyimiyle birleştirildiğinde, yapay zekanın sunduğu olanaklar gerçekten topluma katkı sağlayabilir ve sürdürülebilir bir gelecek oluşturabilir.
