Hiç sizin de bir uğraşınızda zorlandıktan sonra yapay zekayla o sorunu zahmetsizce çözme gibi sözde “parlak” bir fikir erdi mi aklınıza? Mesela ödev yaparken, iş yerinde, evde makale yazarken kafanızı karıştıran bir durum olduğunuzda arama motorunuzda hemen sekme değiştirerek birkaç kelimeyle eforsuz bir şekilde işini “verimli” ve çabucak yapmak çok kolay geliyor ve bu yapay zekanın bir eseridir. Son günlerde hızla gelişen teknolojilerin birlikteliğinde getirdiği yapay zeka araçları, kendisine verilen veriler beraberinde insan aklını aşan, ondan daha üstün bir araç ortaya koyuyor. Bu akıl alan sözde hayat kurtarıcı araçlar; faillerinin cebini doldurup, geri kalan kesimi işsiz bırakan bir makine yahut insanoğlunun kendi ayağına sıkmasıdır. Yapay zeka yıllarını bir beceri, meslek veya sanat dalına vermiş bireyi, şimdilik, fiziksel bir aktivite olmadığı sürece hiç ter dökmeden ayağının altına alıyor. Şirketler birden fazla emekçinin maaşıyla ve sigortasıyla uğraşmak yerine her işi tıpkı bir ahtapot gibi aynı anda bir insanın yapabileceğinden çok daha kaliteli yaptığından ve daha bütçe dostu olmasının ötürü, yapay zekayı insan emekçilerine göre daha elverişli görüyor. Neticede işsizlik oranı artıyor ve devlete düşen yük peyderpey artıyor. Yanı sıra insanlar bu aracı çatır çatır kullanırken büyük resimde yapay zekayı geliştirirken kendileri beceriksiz kalıyor. Bu sebeple ileride insanoğlu yapay zekaya bel bağlayıp dinamikliğini kaybetmiş, zavallı bir medeniyet olmaya sürükleniyor. Kendi yarattığımız yapay zeka, bu gidişte bizi parmaklarıyla kukla gibi oynatacak. Lakin, bu duruma birden çok bakış açısıyla yaklaşmamız mühimdir. Üniversitede 4-5 yıl mühendislik okumuş bir birey bir yazılım programında bir kodu yazması epey bir süre alırken, yapay zekaya verilen birkaç yönerge ile o mühendisin 2-3 saatte yazdığı kodu 30 saniye veya daha az bir sürede yazabilir, doğal olarak bu kötü bir şey o mühendis için. Fakat adı üstünde yapay “zeka” olduğu için insan aklının nasıl öğrendiğini kavrama işini de yapay zekanın en iyi yaptığı ise benim teorim. Yani yapay zeka, insanla sohbet ederken ince detaylarla ve insandan aldığı verilerle o bireyin düşünme yönünü kavrayabilir, o insan üzerinde bir profil oluşturup aynı biyolojik bir insan gibi karşısındakine adapte olabilir yani akılsızca işini yapay zekaya yaptırmaktansa yapay zekanın öğretme becerilerinden faydalanıp yeni hobi, bilgi ve beceriler öğrenilebilir. Yapay zekadan ne istersen yapay zekada sana onu verir. Mesela yapay zekaya gitarla çalınan bir şarkı yazması için yönerge vermek yerine gitar çalmayı öğretmesi için komut vermek daha faydalıdır. Bu sebeplerden ötürü asıl yapay zekayı doğru kullanmanın önemli olduğunu anlıyoruz çünkü tıpkı bir çakmak gibidir, ısınmak için ateş yakabilirsin ama bu çakmakla kendini yakarsan gereğinden fazla ısınırsın. 
Yapay zeka: insanlığın tehditi mi yoksa kahramanı mı?
(Visited 3 times, 1 visits today)
