Yıl: 2040
Yer: Tokyo Yapay Zekâ ve Kongre Merkezi
Yıl 2040’tı. Tokyo’daki Yapay Zekâ Kongresi’ne gitmek için hazırlanıyordum. Ertesi gün uçakla Tokyo’ya uçacaktım. Üstelik bu uçak, kongre tarafından gönderilmiş özel bir uçaktı ve tamamen kendi kendine uçuyordu.
Eşyalarımı topladıktan sonra beni havaalanına götürecek arabaya bindim. Kısa bir yolculuktan sonra havaalanına ulaştım. Uçağa bindiğimde beni bir robot hostes karşıladı ve Tokyo’ya varana kadar mümkün olan en iyi yolculuğu yapmamı sağladı.
Tokyo’ya indiğimde beni yine sürücüsüz bir araba karşıladı. Bu araba beni Tokyo Yapay Zekâ ve Kongre Merkezi’ne (TYZKM) götürdü. Orada kısa bir karşılama töreni yapıldı. Ardından ertesi gün buluşmak üzere otellerimize geçtik.
Otel tamamen robotlar ve yapay zekâ tarafından yönetiliyordu. Bunu ilk defa görüyordum. Müşteriler dışında neredeyse hiç insan yoktu. Odama geçip hazırlanarak uyudum.
Sabah beni bir robot uyandırdı. Hemen hazırlanıp TYZKM’ye gittim. Ortam oldukça kalabalıktı. Ben de herkesin gittiği yöne doğru ilerledim. Buraya davet edilme sebebim, yapay zekâ mühendisliği bölümünde okul birincisi olmamdı.
İçeride bazı robotlar bana yol gösteriyordu. İnsan sayısı azaldıkça devasa bir salonla karşılaştım ve çok şaşırdım. Beğendiğim bir yere oturup kongre başkanının konuşmasını beklemeye başladım.
Bir süre sonra kongre başkanı konuşmaya başladı. Dünyada üretilmiş ve üretilmesi planlanan yeni yapay zekâları anlattı. Gelecekte yapılacak yapay zekâların çoğunun robotlara yerleştirileceğini söyledi. Bu fikir çok hoşuma gitti. Çünkü sadece bilgisayarlarda duran sistemler yerine, robotlara aktarılan yapay zekâlar, insanın yapabildiği pek çok şeyi yapabilecek ve insanlara büyük fayda sağlayabilecekti.
Kongrede uzun süre yapay zekânın nasıl daha iyi geliştirilebileceği konuşuldu. Program sona erdiğinde herkes beş yıl sonra tekrar buluşmak üzere ülkelerine döndü. Ben de kapıda bekleyen arabalardan biriyle havaalanına gidip ülkeme, Türkiye’ye döndüm.
Türkiye’ye vardığımda herkes yaşadıklarımı merak ediyordu. Olanları sadece bir kez anlattım, sonra kimseye tekrar anlatmadım. Eve gidip uyudum çünkü çok yorulmuştum.
Beş yıl sonra yine benzeri kongreler yapılacaktı, on yıl sonra da, on beş yıl sonra da…
Ama her seferinde değişen ve gelişen bir şey vardı:
Yapay zekâ ve teknoloji.
