Sabah uyandım, elimi yüzümü yıkadım, yemeğimi yedim. Okula hazırlandım ve yola koyuldum. Bir anda çantam hapşurdu. “Çok yaşa!” dedim ve bir baktım… Şu anda konuştu ya sandım; değil, gözleri varmış.
Yolda yaşlı bir teyze geçiyordu. Ellerinde poşetler taşıyordu. Hemen koşa koşa yardım ettik. Çantanın elinde bir poşet, benim elimde bir poşet… Çok ağırdı; teyzeyi düşünemiyorum.
Teyzenin evine kadar gittik. Çantanın elinde poşet görünce teyze çok şaşırdı. Poşetleri verdik ve yola koyulduk. Saate baktım, çok geç kalmıştım. Koşa koşa okula gittim.
Okulda bir çocuğun ayağı kaydı, yere düştü. Elimde kitaplar vardı; kitapları tuttum, sonra çantayla birlikte çocuğa yardım ettik. Sınıfa girdim, öğretmen gelmişti. Özür dileyerek içeri girdim.
Bir arkadaşım kitabını evde unutmuştu. Çanta bir tane daha çıkarıp ona verdi. Çocuğun yüzü pırıldadı. Kitabımızı yaptıktan sonra eve gittim. Biraz hastaydım, bu yüzden erken döndüm.
Yolda yoksul bir adam vardı. Çanta para verdi; çok mutlu oldu. Ben de onun adına sevindim. Yürürken yolda bir kedi gördüm. Çanta bana bir caps ve bir balık verdi. Kedi, teşekkür eder gibi miyavladı.
Eve gittim, gece herkese yardım edeceğime söz verdim ve uyudum.
