Öğretmenimiz bir sınıflar arası en hızlı okuma yarışı olacağını söylüyordu. Tam ödülün bir kitap olduğunu söylüyordu ki, Mustafa ile birbirimize bakıştık. Bu bakış, ikimizin de yarışacağının göstergesiydi. Ve zil çaldı. Herkes çantalarını alıp eve gitti. Ben hemen annemden kütüphaneye gitmek için izin istedim. İzin verdi de. Kütüphaneye gittiğimde gözümün önüne tanıdık birisi geldi. Bu kişi aynı Mustafa’ya benziyordu. Evet, bu Mustafa’ydı! Acaba ne için kütüphaneye gelmişti? O anda aklıma öğretmenimizin bahsettiği yarışma için geldiği geldi. Ona görünmeden birkaç kitap alıp kütüphaneyi terk ettim. Evime geldiğimde odama kapanıp içeride hızlı kitap okuma çalışmaları yaptım. Uyku saati geldiğinde uyuyamadım çünkü yarınki yarışma aklımı kemiriyordu. Sabah kalktığımda okula bir iki dakikada geldim. Yarışma saati geldi çattı. En önde Mustafa vardı. Hemen arkasında da ben vardım ama kazanmam imkansızdı. Saniyelerle yarışıyordum, bir mucize gerçekleşse dediğim anda Mustafa okumayı durdu. Heralde aklına bir şey geldi. Ve sonunda yarışı kazandım. Kitap ise düşündüğüm kadar güzel değildi ama o gururu yaşamak iyiydi.
Yarışma
(Visited 19 times, 1 visits today)
