Her şey, o tuhaf ışığın pencereden içeri dolduğu an başladı. Sarı bir ışıktı; dışarıdan geliyordu. Sanki bir arabanın farıydı. Perdeyi aralayıp baktığımda gerçekten de bir arabanın farı olduğunu gördüm. Karşımda bir BMW duruyordu. Şaşkınlıkla üzerime kıyafetimi giyip dışarı çıktım. Arabanın içinde biri vardı. Kapı açılıp o kişi dışarı çıktığında daha da şaşırdım. Gelen babamdı.
Babam, bunun bana doğum günü hediyesi olduğunu söyledi. Bu araba için tam üç ay boyunca çalıştığımı anlattı. Ardından arabayı modifiye etmeye başladım. Tekerleklerini, boyasını ve üzerindeki detayları yeniden düzenledim. Son olarak arabanın altına mavi bir LED ışık yerleştirdim. Akşamları araba alttan mavi bir ışıkla parlıyor, çok dikkat çekiyordu.
Bir süre sonra bu arabayla yarışlara katılmayı düşünmeye başladım. İki yıl boyunca profesyonel sürüş dersleri aldım; yarışacak seviyeye gelene kadar çalıştım. Önce lisansımı çıkardım, ardından bir yarış takımıyla anlaştım. Takımın BMW ile anlaşması vardı, bu benim için büyük bir avantajdı çünkü arabamı değiştirmek zorunda kalmadım.
Bu arabayla birçok yarışa katıldım ve ilk sezonumda şampiyonluk yaşadım. Araba tutkum yaklaşık beş yıl sürdü. Bu süre içinde yedi şampiyonluk kazandım; bu benim için inanılmaz bir başarıydı. Ancak bir yarışta yaptığım küçük bir hata, çok büyük bir kazaya yol açtı. Şu an hastanedeki ikinci ayımdayım ve bu yaşadıklarımı bir röportaj için anlatıyorum.
