Small tropical island in the ocean. Vector illustration

Yemyeşil Bir Ada

Yaz tatilinde arkadaşlarımla çıktığım gemi turunda çok eğleniyorduk. Sabaha karşı hepimiz çok yorulmuştuk, ben güvertede bir köşede uyuyakaldım. Ertesi gün uyandığımda kendimi ıssız bir adada buldum, gemi gözükmüyordu ve arkadaşlarımın biri bile yoktu.

Aklımda binlerce soru vardı mesela gemiye ne olmuştu?, Ben nasıl bu adaya gelmiştim?, Arkadaşlarım acaba hayatta mıydı? Sorular kafamda dolanıyordu fakat soracak kimsem yoktu. İçimde bir ürperti ile etrafı kolaçan etmeye başladım. Karnım gurulduyor, boğazım su istiyordu. Bir şeyler bulabilmek için adayı gezmeye karar verdim. Gezerken gözlerime inanamadım, ne kadar güzel bir yerdeydim. Yemyeşil ağaçları, büsbüyük tepeleri, rengârenk çiçekleri vardı. Ortada bir şelale akıyor ve nehir süzülüyordu. Nehrin kıyısında keçiler ceylanlar su içiyordu. Hemen bende keçilerin yanına geldim, bir tanesini yakalayıp süt sağdım. Bu benim ilk tecrübemdi ve çok güzel bir duyguydu. Sütün tadı tüm damağımı kaplamıştı. Başımı çevirdiğimde ağaçların bir çoğunun üstünde meyveler olduğunu gördüm ve hemen açlığımı giderebilmek için elma, erik ve dut topladım. Hepsi mis gibi kokuyordu ve tatları da kokuları kadar muhteşemdi. Akşam olmuştu ve ailemi, arkadaşlarımı özlemeye başlamıştım. Adanın deniz kıyısına doğru gelip ateş yaktım.

Kendi kendime mırıldanıp topladığım meyveleri yerken uzaktan bir gemi görmüştüm. Bu beni çok heyecanlandırmıştı. Ellerimi yukarı kaldırıp geminin adaya yaklaşmasını sağladım. Gemi adaya yaklaşınca arkadaşlarım görmüştüm ve çok sevinmiştim. Gemiye hem mutlu hem de üzüntülü bir şekilde çıkıyordum çünkü bu güzel adayı bırakmak zorunda kalmıştım.

(Visited 11 times, 1 visits today)