Bir gün gökyüzünden mavi yerine yeşil yağmaya başladı ve her şey değişti. O Sabah tüm televizyonlar bu yeşil yağmurun tehlikeli olduğunu ve kimsenin dışarı çıkmaması gerektiğini söylüyordu. Okullar tatil olduğu için mutluydum fakat dünyamız için endişeliydim. Öğretmenimizin anlattığına göre bu bir asit yağmuru olmalıydı. Bu yağmur, insan faaliyetleri sonucu oluşan zararlı gazların bulutlar tarafından emilip yağmur damlalarına karışmasıyla oluşuyordu. Fakat asit yağmurları yeşil olmazdı ki! Göremezdik onları. Biraz düşündükten sonra asit oranının artmış olabileceğine ve yarın bu sorumu öğretmenime de sormaya karar verdim.
Sonraki gün okula gittiğimde herkes bunu konuşuyor, bu yağmurun nedenini arıyordu. İlk dersimiz Fen Bilimleriydi. Bu da sorumun cevabını alabileceğim anlamına geliyordu. Öğretmenimiz ders başlar başlamaz bu yağmur ile ilgili düşüncelerimizi ve nedeninin ne olabileceğini sordu. İlk ben parmak kaldırdım ve düşüncelerimi anlattım. Öğretmenim, doğru cevap bu dercesine gülümsedi. Doğru cevabı verdiğim için çok mutluydum. Birkaç dakika sonra herkes düşüncelerini anlatmış, merakla öğretmenimizin açıklamasını bekliyordu. Öğretmenimiz bu durumun bazen aydınlatmadan bazen ise gökyüzündeki toz ve partiküllerden kaynaklansa da bu sefer atmosfere yayılan kimyasal maddelerden kaynaklandığını ve bu yağmurun yoğun olmasının insan sağlığını tehdit edebileceğini söyledi. Bu, gerçekten korkutucuydu.
İki hafta sonra bu uyarı yine verildi, bir ay sonra da. Artık bu uyarılar normalleşmişti hayatımızda. Fakat bu yağmurlar gittikçe daha da zararlı hale geliyordu çünkü atmosfere salınan zararlı gazlar her geçen gün artıyordu. Bir gün uyandığımda annem ve babam ekran başına kilitlenmiş, dikkatle televizyona bakıyorlardı. Bu ilk yeşil yağmur uyarısı verildiğinden beri yaşanmıyordu. Ben de neler olduğuna bakmaya karar verdim. Televizyondaki yazı gerçekten üzücüydü : “Meteorologların gözlemlerine göre bir daha asitsiz yağmur yağmayacak! Okullar 2 gündür devam eden yeşil yağmur nedeniyle 1 hafta tatil edildi.” Gerçekten bir daha “gerçek” yağmur yağmayacak mıydı? Bir daha yağmur birikintilerinde zıplayamayacak mıydık? Görünüşe göre evet. Bu durum bardağı taşıran son damlaydı. Hemen harekete geçmemiz gerekiyordu ve bunun için sınıf arkadaşlarımın da desteğine ihtiyacım vardı. Hemen sınıf grubumuza durumun ne kadar kötü olduğunu ve ne yapmamız gerektiğini açıklayan bir yazı yazdım. Ayrıca onlara ihtiyacım olduğunu ekledim. Yaklaşık bir dakika sonra beş arkadaşım bana yardım olacaklarını söylemişlerdi, sekiz kişi de daha mesajını yazıyordu. Bu yağmurları düzeltecektik. O gün 6-A sınıfı olarak başaracaklarımızın sadece ilk günüydü.
