Bir gün okuldan dönerken birden şimşekler çakmaya başladı. Hava kararmıştı ve bir anda gökyüzünden yeşil yağmur düşmeye başladı. İlk başta şaşırdım. Mavi yağmur yerine neden yeşil olduğunu düşündüm.
Biriken su damlacıklarının üstünde zıplamaya başladım. Her zıpladığımda suyun içinden küçük yeşil halkalar yükseliyordu. Çok eğlenceliydi! Bir süre zıpladıktan sonra fark ettim ki, botlarım da tamamen yeşile dönmüş!
Bu yağmurun sihirli bir yağmur olduğunu düşündüm. Her şeyin değiştiği bu anda, sanki bir masalın içindeymişim gibi hissettim. Kim bilir, belki de bu yeşil yağmur bana bir şeyler anlatmak istiyordu.
Kendimce düşündüm: “Sanırım bu yağmur, bir değişimin habercisiydi.”
Bir süre zıpladıktan sonra, yağmurun altında ilerlemeye başladım. Etrafımdaki her şey o kadar farklı görünüyordu ki, her adımda biraz daha büyüleniyordum.
O sırada, arkadaşım Deniz’i gördüm. O da yağmurdan etkilenmişti ve gülümsüyordu. “Baksana, botlarım da yeşil olmuş!” dedi. Birlikte gülerek zıpladık. Artık bu yağmurun sadece eğlenceli değil, aynı zamanda bir araya getiren bir şey olduğunu fark ettim. Deniz, “Bence bu yağmur, herkesin içindeki iyiliği ortaya çıkaran bir şey,” dedi.
Etrafımızdaki insanlar da neşelenmişti. O an, her şeyin değişebileceğini, bazen küçük bir şeyin hatta sadece bir yağmurun bile dünyayı bambaşka bir yer yapabileceğini düşündüm.
