Bir gün gökyüzünden mavi yerine yeşil yağmaya başladı ve her şey değişti. Bulutlu bir gündü, insanlar havanın kötü olduğunu görüyor ve bunu birbirlerine söylüyorlardı. Yalnız değişik olan bulutların olması değil bulutların yeşil olmasıydı. Bulutlar adeta yeşildi. Çiselemeye başlayan yağmur yeşil renkteydi.
Mustafa Bey o sabah yeni uyanmıştı ve bu olanlara inanamamıştı. Hemen televizyonu açtı ve bunun hava kirliliğinden dolayı olduğunu öğrendi. Televizyonda bir sürü bilim adamı masanın başına oturmuş “Dünyamıza bakmazsak olacağı bu, zehirli bu yağmur, asit yağmurundan çok daha zararlı” diye bir fikri başka cümlelerle dile getiriyorlardı. İnsanlara sokaklarda fazla gezmemelerini insan sağlığına etkilerini daha tam kestiremediklerini söylüyorlardı. Mustafa birden tedirgin oldu eşi Begüm çoktan markete gitmişti.
Eşi geldiğinde hemen onun yanına koştu ve ona “İyi misin, bir şeyin var mı hanım?” diye sordu. Eşi “Bir şeyim yok, ev yolunda bir yağmur başladı, yeşil, o kadar” diye söylendi. Mustafa Bey, Begüm Hanım’a “Bu iyiye işaret değil bu hadise insan sağlığına zararları olabilir diyorlar.” dedi. Begüm Hanım, Mustafa Bey’i umursamadı ve alt kata mutfağa geçti.
Mustafa Bey ve Begüm Hanım 50’li yaşlarında bir karı kocaydı. Beraber bir konakta yaşıyorlardı. Konaklarında çok güzel bir bahçe çok geniş bir balkon vardı. Adeta bir saray yavrusuydu. Mustafa Bey o yüzden üst katta salonda otururken, Begüm Hanım ise kahvaltıyı hazırlıyordu en azından Mustafa Bey öyle zannediyordu. Mustafa Bey, Begüm Hanım’dan ses seda çıkmayınca aşağı indi ve karısını yerde baygın bir şekilde buldu. Hemen ambulansı aradı.
Ambulans eve geldiğinde çok şaşırdı. Ambulanstan maskeli adamlar indi ve Mustafa Bey’e de bir maske verdiler. Mustafa Bey “Neler oluyor?” diye sordu. Ambulanstakiler “Yağmur dediler, çok zararlı insan cildiyle temas etmemesi lazım, hele gözüne asla, kör eder maazallah.” dediler. Mustafa Bey maskeyi taktı “İyide niye daha önce söylemediniz?”, “Yağmur bu bölgeye daha gelmemişti beyefendi ancak yağmurun başladığı bölgelerden böyle şeyler olunca…” Mustafa Bey lafa girip “Begüm Hanım’a bir şey olacak mı?” diye sordu. Ambulanstakiler bilmiyoruz manasında kafasını salladılar ve daha fazla oyalanmadan Begüm Hanım’ı araca bindirdiler.
Begüm Hanım hastanede kendine geldiğinde yağmur iyice artmıştı. Hatta yolun bazı çukurlarına yeşil sular dolmaya, göletler oluşmaya başlamıştı. Begüm Hanım kendine geldiğinde kendine ne olduğunu sordu. Doktorlar onu önemli bir şeyin olmadığını, sadece zehirli bir gaz direkt soludukları için bayıldığını, bağışıklığının düşük olduğunu söyledi ve bundan sonra maske takması gerektiğini söyledi.
Bu yeşilliğin sebebi hava kirliliğiydi. Dünyada bunu önlemek için önlemler alınmıştı ve bu durumun üstünden
gelinmişti.
