Yeşil Yağmurun Sırrı

Bir gece, herkes uykudayken aniden yağmur yağmaya başladı. Ama bu sıradan bir yağmur değildi. Gökyüzünden yeşil damlalar süzülüyordu! Sabah olana kadar bir damla bile durmadan yağdı. Biz de ailecek şaşkınlık ve merak içinde dışarı çıkmaya karar verdik. Keşke çıkmasaydık…

İlk bakışta bu yeşil yağmur, sanki fantastik bir oyundan fırlamış gibiydi. Sokakta çocuklar sevinçle bağırıyordu:
— “Yeşil yağmur yağıyor! Ne kadar güzel!”

Ama sevinç uzun sürmedi. Sosyal medyada bir anda “Yeşil yağmur asit olabilir!” haberleri yayılmaya başladı. Herkes sığınaklara inmeye başladı. Video oyunu bağımlıları bile panikle bilgisayarlarını bırakıp kaçtı. Mahallede bir kişi bile dışarı çıkmaya cesaret edemedi.

Tam o sırada, bizim dedem elinde pazar filesiyle kapıdan çıktı.
— “Domates alacağım!” dedi, hiçbir şeyden habersiz.

Endişeyle peşinden koştuk ama onu durduramadık. Gözlerimiz dedemdeydi… Fakat şaşırtıcı bir şekilde, dedemin başına hiçbir şey gelmedi. Ne asit vardı, ne yanma, ne zarar…

Bir süre sonra biz de dışarı çıktık. Damlalar elimizi yakmıyor, tenimize zarar vermiyordu. Sadece… yeşildi.

İşin aslı sonradan ortaya çıktı. Meğer bu yağmur, nadir görülen bir doğa olayıymış. Yağmur damlaları gökyüzündeki gökkuşağının yeşil kısmına çarpınca, ışık kırılması nedeniyle damlalar yeşil görünüyormuş.

O gün hepimiz önemli bir ders aldık: Her olağanüstü olay tehlikeli olmayabilir. Korkmadan önce anlamaya çalışmak gerekir.

(Visited 55 times, 1 visits today)