Bir gün Maldivler’de, Yıldız Denizi’nin sahillerine gittiğimi hayal ediyorum. Akşamüstü, güneş batarken incecik kumlarda yürümeye başlıyorum. Denizden gelen hafif dalga sesleri, sanki bana bir şarkı söylüyor. Hava karardıkça, denizin üzerinde küçük mavi ışıklar belirmeye başlıyor. Sanki dalgalar bana gökyüzündeki yıldızları getirmiş!
Bu ışıklar aslında minicik canlılar, yani ışıklı planktonlarmış. Onlar o kadar özel ki, kendi ışıklarını üretebiliyorlar. Ayakkabılarımı çıkarıp suya giriyorum. Ayağım her hareket ettiğinde, suyun içinde mavi ışıklar parlıyor. Dalgalara elimi daldırıyorum ve ellerim de yıldızlarla doluyor! O kadar güzel ki, bu anı hiç unutmak istemiyorum.
Sonra denizden çıkıp kumlara oturuyorum ve doğanın bana hediye ettiği bu muhteşem ışık gösterisini izliyorum.
Bu anıyı hep hatırlamak için yıldız gibi parlayan planktonları defterime çiziyor ve arkadaşlarıma anlatacağım hikâyeyi düşünüyorum.
