Yıpranmış Işık

Her şey o tuhaf ışığın pencereden içeri dolduğu anda başladı. O an, sabah ile akşam arasına sıkışmış belirsiz bir zaman gibiydi, ne güneşin sıcaklığına benziyordu ne de ayın buz serinliğine. Işık, camdan girerken  havada asılı duran toz tanelerine renk yansıtıyor, odanın içini sessiz bir tiyatro sahnesine çeviriyordu.

Oda küçük ve sade bir odaydı. Duvarlar açık renkti ama eskiydi, öyleydi ki iki üç nem alsa eriyip gidecekti. Bazı yerlerinde çatlaklar vardı. Ortada duran masa yıllardır aynı yerde duruyormuş gibiydi. Masanın üzerinde kapalı bir defter, eski bir kalem ve içi boş bir bardak duruyordu. Sandalyeye oturduğumda hafif bir gıcırtı sesi çıktı. Bu ses, odanın sessizliğinde daha da net duyuldu.

Perde yavaşça sallanıyor, ışıkla birlikte duvara uzun gölgeler düşüyordu. Duvar saatinin tik tak sesi zamanın geçtiğini hatırlatıyordu, o saat de olmasa zamanın durmuş olmaktan bir farkı yoktu .İçimde garip bir his vardı. Korku değildi ama beni boğan bir ağırlık hissediyordum. Sanki birazdan önemli bir şey olacakmış gibi ,resmen bir bekleme odasında ,bekliyordum.

Ayağa kalkıp pencereye doğru yürüdüm. Dışarıda cadde  tamamen boştu. Gökyüzü griye yakın bir renkteydi. Rüzgâr hafifçe esiyor, ağaçların yapraklarını yavaşça hareket ettiriyordu. Toprak kokusu pencere aralığından içeri doluyordu. Bu koku bana çocukluğumu hatırlattı.Sakinleşmeme de yardımcı olmuştu.

Işık bir süre sonra yavaş yavaş azaldı. Oda yeniden sıradan hale döndü. Masa, sandalye ve duvarlar eski hallerine geri döndü. Ama ben değişmiştim. O kısa an, içimde derin bir iz bırakmıştı. Hayatımda küçük ama önemli bir başlangıç olduğunu biliyordum. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.

Işığın kaybolmasından sonra odanın havası bile değişmişti. Sessizlik daha ağır geliyordu… Bir süre olduğum yerde durup etrafı dinledim. Kendi nefesimi duyabiliyordum. İçimde kalan merak hissi geçmiyordu. O ışığın neden geldiğini bilmiyordum ama boşuna olmadığını hissediyordum. Belki de bana bir şey anlatmak istemişti. O anı düşünürken deftere uzandım. Kalemi elime aldım ama ne yazacağımı bilemedim. Yine de içimde, bu odada yaşananları asla unutmayacağımı biliyordum.

(Visited 6 times, 1 visits today)