Bir sabah uyandığımda içimde çok büyük ve yoğun bir his vardı. Ne olduğunu tam olarak anlayamıyordum. Bir süre sonra annem, her zamankinden daha mutlu bir sesle beni kahvaltıya çağırdı. Yüzü ışıl ışıldı. Babam da aynı şekilde çok neşeliydi; ikisinin de yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.
Okula gittiğimde şaşkınlığım daha da arttı. Herkes neşeliydi. Sanki mutluluk dışındaki tüm duygular kaybolmuş gibiydi. Kimse kavga etmiyor, herkes birbirine yardım ediyor, dayanışma içinde davranıyordu. Sınıfta huzur vardı, okulda sessiz ama güçlü bir sevinç hissi dolaşıyordu.
Bir süre sonra hissettiğim şeyin mutluluk olduğunu fark ettim. Sadece benim değil, herkesin kalbine yayılmış bir mutluluktu bu. Her şey değişmişti. İnsanlar birbirine daha saygılı, daha anlayışlı ve daha nazikti. O gün anladım ki mutluluk paylaşıldıkça çoğalan, dünyayı güzelleştiren en güçlü duyguydu.
