Tarih boyunca filozoflar, matematikçiler, yazarlar, ressamlar ve daha bambaşka alanlara ilgi duyupta insanlığa büyük şeyler katan insanlar bu dünyada yaşamıştır. Çok parlak zekası olanlar, belki kırk yıl oturup düşünsek aklımıza gelemeyecek fikirler oluşturan yaratıcı zihinler bizim şuan yaşamış olduğumuz dünyada var olmuştur. Peki onları öbür insanlardan farklı kılan neydi? Neden hâlâ bazı isimler yüz yıllar sonra bile dilimizden düşmüyor?
Her şeyden daha çok, o insanların en ilgi çekici özelliğinin merakları olduğuna inanmaktayım. Eğer ilgi duyma potansiyelleri oldukları konulara karşı bu kadar meraklı olmasalardı oldukları insan olamazlardı; ya da bu kadar meraklı olmasalardı ilgi duyabilecekleri ve geliştirebilecekleri bir şey bulamayacaklardı. Ne kadar meraklı olduğumuz kontrol edebileceğimiz bir şey. Kavrama hızı gibi yetenek ve zekanın etkisi olduğu doğuştan gelen bir faktör değil. Bir konsepti anlayabilmek için onu kavramamız gerekir, kavramak için de sorgulamak yani merak etmek şarttır.
Günümüzde ise elimizdeki teknolojik cihazlar içinde çok fazla boğulduğumuzu düşünüyorum. Daha spesifik olmak gerekirse reels, tiktok, shorts tipi videolar beynimizin yaratıcılığını, sorgulayabilme yeteneğini ve düşünme kabileyetini çürütüyor. Daha az merak ediyoruz, daha az etrafımıza bakıyoruz, daha az arıyoruz mutluluğu doğal ve sağlıklı yöntemlerde. Bu tarz kısa süreli içerikler beynimize aradığı dopamini fazla kısa sürede salgılatıyor. Bunun sonucunda ise günlük hayatta yapılması kolay olan şeyler bile çok zor gelebiliyor. Böyle bir mental durumun içinde nasıl bir meraka sahip olabiliriz ki?
Sevdiğimiz bir müziği dinlemek, gözümüze hoş gleen bir tabloyu görmek, içimizi kıpır kıpır ettiren bir şiir okumak, bizi kendimizi sorgulatacak tartışmalara girmek, vücudumuzu harekete geçirecek bir spor dalıyla uğraşmak, rahatlatıcı meditasyonlara vakit ayırmak gibi beynimizi dinç tutacak aktiviteler vardır. Rahatlamak için beynimizi susturacak olanları değil, bunun gibi beynimizi dinç tutacak hobileri edinmeyi tercih etmeliyiz. Unutmayın, cebinizdeki siz onun aleti olun diye üretilmedi. Üretilme sebebinin bu olmasına izin vermeyin!
