Yurtta Barış, Dünyada Barış

Bu söz, kendimizi sevmezsek başkalarına da sevgi duyamayacağımız gerçeğiyle oldukça uyumludur. Kendimizle barış içinde olamazsak başkalarıyla anlaşamayız, onlara sevgi gösteremeyiz. Bu yüzden barışın her şeyden önce bireyde başlaması gerekir. Barışın karşı tarafta bulunması da aynı ölçüde önemlidir.

İşte; aynı durum ülkeler, devletler, milletler, toplumlar için de geçerlidir. İç problemler devleti giderek parçalara, aynı topraklarda yaşasalar, aynı tarihe sahip olsalar bile birbirinden nefret eden birden çok topluma böler. Bu sinir ve öfkeyle devlet, giderek başına daha büyük dertler alır. İçiyle barışık olmazsa dış tarafla da olamaz çünkü.

Kendini kabul etmeyen biri başkalarını da zor kabul eder.  Kendi değerini kabul etmeyen birey, diğer insanların değerini de tanımakta zorlanır. Kişi kendi iç çatışmalarını çözememişse, dış dünyada barış arayışı sonuçsuz kalır. Öte yandan, ülke veya dünya etrafındaki barış soyut bir şey gibi görünse de, aslında her bir bireyin davranışlarıyla oluşur. Temeli hoşgörüdür. Birbirine sayı duymakla, farklılıkları kabul etmekle mümkündür. Ortak bir yol bulmak, insanları hep beraber tutmak ve beraber ilerlemek için çabalamak gerekir. İç barışı sağlamış bireyler, dış barışa da katkıda bulunur, sevgi kendini tamamladığında dışarı taşar. İçimizde huzur olmadıkça, dışarıdaki dünyaya huzur veremeyiz.

(Visited 6 times, 1 visits today)