Bir gün okul çıkışı, arkadaşım ile birlikte onların evine doğru yürüyorduk. O an aklıma bir soru takıldı ve ona şu soruyu sordum: “Dün ödevini niye yapmadın?” Arkadaşım ise bana olayı uzun uzun anlattı.
Öncelikle şu cümle ile başladı: “Yapamadım çünkü vaktim yoktu. Oyun oynadım, diğer ödevlerimi yaptım. Eve misafir geldi ve akşam çok geç saate kaldılar. Gittiklerinde saat on iki civarıydı. Sonra kitap okudum, arkadaşlarıma yatıya gittim ve bu yüzden vaktim olmadı.” diyerek her zamanki bahanelerini sıralayıp uzattı. Oysaki ikimiz de sadece oturup oyun oynadığını biliyorduk. Sonrasında itiraf etti ve “Tamam tamam, sadece oyun oynadığımı ikimiz de çok iyi biliyoruz.” dedi ve gülmeye başladık.
Arkadaşımın evine vardığımızda birlikte ödev yaptık, oyun oynadık, dışarı çıkıp dolaştık ve ertesi günün dersleri için hazırlandık. Bütün bunlar olurken özellikle arkadaşımın ne yaptığına dikkatlice baktım ve kendi zamanını iyi planlayamadığını ve yönetemediğini fark ettim. Aynı zamanda, başlamamıza ve her şeyi birlikte yapmamıza rağmen, ben bütün ödevlerimi bitirmişken ve onca şeyi bir arada yapmışken arkadaşım ödevini yine yetiştirememişti. Bu da demek oluyordu ki akşam tekrar ödev için zaman ayırmak zorunda kalacaktı.
O sırada, bu olaya tam da uygun bir özlü söz aklıma geldi. Ona dönüp dedim ki: “Zamanı yönetemeyen, sonunda zaman tarafından yönlendirilir.” O da bana, ne kadar haklı olduğumu söyleyerek onayladı.
