ZEYNEP VE ÇANTA

  Yine yollara düşmüştük. Beni tıka basa doldurmuşlardı. Acaba bu sefer nereye gezmeye gidiyorduk? Uzunca bir yol sürdükten sonra mavi denizi görünce anladım; bu bir deniz tatiliydi. Aslında çocukların beni heyecanla çekiştirmesinden anlamalıydım.

  Zeynep beni taşımaya başlayınca içim ferahlardı. Onun sırtında kendimi güvende hissederdim. Meraklanmaya başlamıştım çünkü Zeynep bir türlü beni sırtına almamıştı. Acaba hastalanmış mıydı? Ben bütün bu sorularla boğuşurken Zeynep beni koluna taktı. İşte şimdi dünyalar benim olmuştu.

   Zeynep’le macera başlıyordu. Bütün gün deniz kenarında geziyor, oradan oraya koşturuyor ve eğleniyorduk. Akşam otele döndüğümüzde Zeynep beni yere bıraktı ve köpeklerin peşinden koşmaya başladı. Aslında beni hiç yere atmazdı, hep kibarca masaya koyar, hatta benim için güvenli yerler bulurdu.

  Zeynep’in peşinden koştuğu köpek bir anda beni ağzına aldı. Çok korkmuştum. Meğer beni Zeynep’e geri vermek için ağzına almış. Tatil bitmişti, eve dönme vakti gelmişti ama bu sefer Zeynep’in sırtında ben, benim içimde de Zeynep’in kovaladığı köpek vardı. Artık o bizim köpeğimizdi. Sıra yolculuğa çıkmaya ve köpeğin adını koymaya gelmişti. Zeynep, abisi, annesi ve babası birlikte köpeğin adını Pia koydu.

(Visited 2 times, 2 visits today)