Bir sabah uyandığımda her şeyin biraz ters olduğunu hissettim. Ne olduğunu çözmeye çalışırken kahvaltımı yapıp hızlıca okula yetişmeye başladım. Kedim Pati’nin miyavlamasından farklı, içinden sessiz sessiz başka sesler geliyordu; konuşmuyordu ama sanki kafasında sürekli birileri fısıldıyor gibiydi. “Bugün çok sıkılacağım… Keşke Emir okula gitmese de benimle oynasa… Bana sevdiğim kurabiyelerden verse…” diye düşünüyordu. Çok şaşırdım — Pati’nin kafasındakileri duyabiliyordum.
Kardeşim Ege kahvaltıya suratı asık bir halde geldi. Konuşmasa da onun da kafasından geçenleri duyuyordum: “Keşke bugün okula gitmesem, aşağı inip Emir’le basketbol oynasam…” Şaşkınlığım daha da arttı. Bir an önce okula gidip arkadaşlarımın ve öğretmenlerimin zihinlerinden neler geçtiğini merak ediyordum.
Okula vardığımda tuhaf ama inanılmaz bir şey oldu: herkesin kafasında benzer düşünceler vardı. Çoğu “İnşallah sınavlardan iyi not alırım” diye düşünüyor, bazıları da “Keşke sınavlar olmasaydı.” diyordu. Başta bu durum heyecan vericiydi ama kısa sürede her düşüncenin üst üste akması beni yordu. Hep başkalarının sesini duymaktan bıktım.
O zaman aklıma bir fikir geldi: Ya elimde bir kumanda olsa, istediğim zaman bu sesleri kapatıp açabilsem? Bu süper gücümü geliştirecek bir kumanda icat etmeliydim. Böylece hem başkalarının düşüncelerini öğrenebilir hem de yorulduğumda sessizliği seçebilirdim.
