Bir sabah uyandığımda insanların zihinlerini okuyabildiğimi fark ettim. Önce şaşırdım, sonra bu yeteneği denemek için sabırsızlandım. İlk olarak ablamın yanına gittim. Onun zihnini okumaya çalıştım ve gün içinde yapacaklarını düşündüğünü fark ettim. Aklından geçenlere göre önce kahvaltısını yapacak, ardından ödevlerini bitirecekti.
Sonra içerde oturan annemin yanına gittim. Annem, yazdığı makale hakkında düşünüyor ve yapacağı değişiklikleri planlıyordu. Herkesin işlerine yoğunlaştığını görünce babamın neler düşündüğünü de merak ettim. Onun zihnini okuyunca marketten alacağı şeylerin listesini aklından geçirdiğini anladım. Herkesin bu kadar meşgul olduğunu görünce ben de kendi ödevimi yapmaya karar verdim.
Ödevimi bitirdikten sonra annemin yanına gidip merakla sordum:
— “Anne, eğer sen insanların zihnini okuyabilseydin, kimin zihnini okumak isterdin?”
Annem biraz düşündü ve “Senin, babanın, ablanın ve iş arkadaşlarımın,” dedi gülümseyerek.
Daha sonra babama farklı bir soru sordum. “Eğer sen de zihin okuyabilseydin, annemin düşündüğü her şeyi alır mıydın?” dedim. Babam gülerek, “Eğer alınabilecek bir şeyse, tabii ki alırdım,” dedi. Annem bu cevaba çok sevindi.
Bir süre sonra kuzenim Deniz ile buluştum. Onun zihnini okumaya çalıştığımda yeni gördüğü bir legoyu almak istediğini fark ettim. Hemen babama söyledim ve birlikte gidip kuzenime hediye olarak o legoyu aldık. Deniz çok mutlu oldu.
O gün, insanların zihnini okuyabilmenin ne kadar ilginç ama bir o kadar da güzel bir şey olduğunu anladım. Çünkü bu sayede sevdiklerimi daha iyi tanımış ve onlara küçük mutluluklar yaşatabilmiştim.
Zihin Okuma Günü
(Visited 5 times, 1 visits today)
