Düşünsenize, bir gün sabah kalkıyorsunuz ve uyandığınızda ailenizin sizin hakkınızda gerçekte ne düşündüklerini öğreniyorsunuz. Sonra okula gittiğinizde, arkadaşlarınızın sizin hakkınızda ne düşündüklerini, sizi sevip sevmediklerini ve gerçekte nasıl birisi olduğunuzu öğreniyorsunuz. Belki dışarıdan sizi seven biri, içten sizden nefret eden birisi vardır. Nerden bilebilirsiniz?
Birisi bir olayda ne düşündüğünü, seçeneklerden hangisini seçtiğini daha o kişi söylemeden siz bilirsiniz hatta ne söyleyeceğini de tahmin edebilirsiniz. Ama bence zihin okumak bir sınırdan sonra çok kötü bir şey haline gelir. Gittikçe merak etme duygumuz gider. Böylece çok sıkılırız, herkesin ne düşündüğünü biliriz, hiç tahmin etmemiz gerekmez.
Aklımızda hiçbir zaman “Acaba o ne düşünüyor bu konu hakkında? Acaba benim hakkımda ne düşünüyor?” gibi merak ettiğimiz şeyler kalmaz. Her şeyi direkt, düşünmeden ve tahmin etmeden öğreniriz. Böylece hayat çok sıkıcı hâle gelir. Bence zihin okumak, okumamaktan daha kötü bir seçenek.
