Zihin Okumaya Başladığım Gün

Sabah kalktım ve aniden kafama sesler, konuşmalar yağmaya başladı. Ne olduğunu daha kavrayamadan etrafım karardı ve bayıldım. Uyandığımda, siyah bir kutuya benzer bir şeyin içindeydim. Etrafımda hiçbir şey yoktu; sadece duvarların üzerindeki beyaz çizgiler vardı. Bu çizgilere dokunduğumda, çizgiler bir kalp atışı gibi hareketlendi ve sabah kalktığımdaki sesleri yeniden duymaya başladım. Sesler gitgide yükseldi; acıya katlanamadığımdan kulaklarımı kapadım. Duvardaki o beyaz çizgiler, atağa girmiş gibi sallanıyordu. Artık buna dayanamayıp “YETER!” diye bağırdım. Kulaklarımı açtığımda ses kesilmişti ve karşımda o beyaz çizgiler duruyordu. Beyaz çizgilerden bir kitap oluşmaya başladı. Kitap oluştuğunda, ellerime doğru süzülmeye başladı. O anda dedim ki: “Bu kitap niye bana doğru uçuyor, sanki özel…” diyecektim ki kitabın kapağında “Nasıl Zihin Okunur?” yazıyordu. Çok şaşırmıştım; bu dünyada böyle bir gücün var olacağına aklım ermezdi. “Şimdi sırada bu gizemli gücü öğrenme zamanı!” dedim ve çalışmaya başladım.

Günler, ardından aylar geçti ve sonunda bu güçte ustalaşmıştım. Artık istediğim zaman zihin okuyabiliyor ve kafama yağan sesleri kontrol edebiliyordum. Ama şimdi asıl soru şuydu: Bu gücü nasıl kullanacağım?
Aslında cevabı basit: Herkesten bir adım önde olmak için kullanacağım. “Doğru insan, doğru yerdedir.” diye boşuna dememişler. Özelliklerimi ve yeteneklerimi kendime yarar ya da avantaj sağlayacak bir şekilde kullanmam gerek.
Bunu da şöyle örnekleyebilirim: Arkadaşlarımla tartıştığımda onlardan hep daha önde olacağım. Sadece onların bildikleri şeyleri bileceğim. Bunun sayesinde de bilgi alışverişi yapabileceğim. Böylece bilgi satarak para kazanacağım. Dahası, eğer bir münazara ya da münakaşada karşımdakinin fikirlerini çürütebilirsem, onu zor durumda bırakabilirim. Bu yetenek sayesinde karşımdakinin bildiği her şeyi ben de biliyorum. Bu durumda rakibimin benim hakkımda bilmediği şeyler olacak ve aramızda bilgi farkı oluşacak.

Gelecekteki planlarım da şöyle olur: Yeterli bir yaşa gelince belirli kart-zihin oyunlarında, rakibimin elindeki kartları — eğer aklındaysa — zihnini okuyup ona göre bir sonraki hamlemi yaparım. Eğer yeteneğimin gücü belirli şekilde kuvvetlenirse, örneğin istediğim kişinin zihnini mesafe fark etmeksizin okuyabilirsem; savaş anında stratejik uygulamalar yapıp karşı kuvvetlerin saldırı ya da savunmasını bozabilirim. O zaman kazanmamam mümkün olmayacaktı. Böylece savaşta başarı kazanabilirim. Eğer kitabın içindeki bilgileri başkalarına öğretebiliyorsam, onları eğitip bir “zihin okuma şirketi” gibi bir şey kurabilirim.

Sonuç olarak, bu güçler dünya dışı etkiler yaratabilir ve kim bilir, belki şu anda o güçler var olabilir.

(Visited 8 times, 1 visits today)