Bir gün, her zamanki gibi yatağımdan kalkıp okula gitmek için hazırlanıyordum. Her şey normaldi ta ki annemin yanına gidene kadar. Annemin yanına gittim ve bir anda annemin içinden geçen her şeyi duymaya başladım! “İşteki evrakları vermeyi unutma.” “Elif’in beslenmesini çantasına koymayı unutma.” böyle böyle daha onlarca şey düşünüyordu.
Hala rüya mı görüyorum diye düşünürken bir anda annem “Kızım merhaba, hadi gel kahvaltı hazır.” dedi. Tabii ben anneme “Senin zihnini okuyabiliyorum.” diyemezdim, desem bile bana inanmazdı. O yüzden şaşkın şaşkın hiçbir şey demeden masaya oturdum. Annem dedi ki: “Neden çok şaşkın görünüyorsun kızım, bir şey mi oldu?” Ben de hiç bir şey olmamış gibi “Bir şey yok anne, çantam hazır mı?” diye düşündüm.
Sonra babam geldi ve anneme ve bana “Merhaba.” dedi. Babamın zihnini okudum bu sefer: “Bu kız yine kahvaltısını yarım bırakmış.” “Arabanın benzini bitiyor.” gibi şeyler diyordu. Neyse, sonra kahvaltımı bitirip suyumu alıp evden çıktım. Arabada çok değişik bir şey olmadı ama yanımızdan geçen arabalardaki insanların ne düşündüğünü duyabiliyordum. Evet, bu havalı bir şey olsa da biraz da sinir bozucu. Kim tanımadığı insanların içlerinden söyledikleri şeyleri duymak ister ki? Neyse, yine de mutluydum.
Okula geldiğimde arkadaşımın yanına gittim. “Zeynep, bu akşam sinemaya gidelim mi?” dedim. O da “Olmaz, üzgünüm, işim va” dedi. Zihnini okuduğumda “Bu sevimsizle buluşacağıma giderim başkasıyla buluşurum.” demişti. Ben de “Sensin sevimsiz, git ne yapıyorsan yap.” dedim.
Sonra ders başladı, hoca bir matematik sorusu sordu ve beni seçti. Ben de cevap olarak 879 dedim. Hoca “Yanlış kızım.” dedi, ama zihnini okuduğumda “Aslında doğruydu.” dediğini duydum. Sonra “Eğer yanlışsa doğrusu ne?” dedim ve hoca da bir rakam söyledi. Gerçekten çok sinirlenmiştim.
Teneffüste bir arkadaşımın yanına gittim. “Bugün AVM’ye gidelim mi?” dedim. O da “Olur, çok isterim.” dedi. Zihnini okuduğumda “Çok mutluyum, Elif benimle buluşmak istiyor.” dedi. O günden sonra onunla yakın arkadaş olduk.
