Screenshot

ZİHNİN GÜCÜ

Merhaba, ben Derya. Bugün size geçen hafta çarşamba günü yaşadığım bir olaydan bahsedeceğim.

Geçen hafta çarşamba günü arkadaşım Mert’in doğum günüydü. Bu yüzden sabah erken kalkmam gerekiyordu ve saat 07.00’de uyandım. Hemen gidip elimi yüzümü yıkadım, tuvalete girdim, kıyafetlerimi değiştirdim ve annemin yanına kahvaltıya gittim.

Kahvaltıya giderken koridorda kedim Tarçın’ı gördüm. Ama çok garip bir şekilde Tarçın’ın kafasının üstünde “Tohumlar da biliyor musun?” yazıyordu. İlk başta halüsinasyon gördüğümü sandım ama annemin yanına gittiğimde onun kafasında da bazı yazılar görünce iyice korktum. Ya hâlâ rüya görüyordum ya da gerçekten çok garip şeyler oluyordu. Ben de “Herhalde hayal görüyorum,” deyip kahvaltımı yapmaya başladım.

Kahvaltımı bitirdim, ayakkabılarımı giyip dışarı çıktım. Mert’e doğum günü hediyesi almam gerekiyordu, bu yüzden hemen evimizin yakınındaki oyuncakçıya gittim. Mert’in uzun zamandır peluş hayvan istediğini biliyordum. Ayrıca köpekleri çok sevdiğini bildiğim için bir köpek peluşu aldım. “İnşallah beğenir,” diyerek Mert’in doğum günü partisine gittim.

Gittiğimde Mert’in kafasında “Sonunda gelebildi.” yazısını gördüm. Çok şaşırmıştım sabahki olayın aynısını tekrar yaşıyordum. İçimden gerçekten korkmaya başladığımı hissettim ama çaktırmadım. Biraz oyun oynadıktan sonra pastayı kestik. Mert pastayı kestiğine göre oyuncak açılımı vaktiydi. Ben de çok heyecanlandım ve hediyemi beğeneceğini düşündüm ama işler pek de düşündüğüm gibi olmadı.

Mert hediye paketinden oyuncağı çıkarır çıkarmaz yüz ifadesini görmeliydiniz, çok üzgün gözüküyordu ama bana belli etmemeye çalıştı. Ancak yine aynı olayı yaşadım, kafasının üstünde “Derya, gerçekten  bunu mu aldın? İnsan gider daha güzel bir hediye alır, peluş oyuncak da ne demek?” yazıyordu. Kendimi kötü hissetmeye başladım. Hem arkadaşımın doğum günü hediyesini ona beğendirememiştim hem de başkalarının bana karşı hislerini öğrenmenin ne kadar zor olduğunu görmüştüm.

Doğum günü partisinden sonra hemen eve geldim. Üstümü değiştirip yatağa yattım ve “İnşallah yarın böyle bir şey olmaz,” dileğiyle uykuya daldım. Merak ediyorsunuz biliyorum, “Sonra ilk gün böyle oldu mu?” diye. Merak etmeyin, böyle bir şey bir daha olmadı.

Artık başkaları benim arkamdan konuşursa asla üzülmeyeceğim çünkü önemli olan benim onlara verdiğim duygu; onların bana verdiği duygu değil. İster beni sevsinler, ister sevmesinler… Zaten eğer sevmiyorlarsa, kaybeden onlar olur.

Size hayat tavsiyesi: Başkalarının arkasından konuşmayın ve kendi sözlerinizin arkasında durun.

(Visited 10 times, 1 visits today)