ZİHNİNİ OKUYORUM

İnsanlar bazen süper yeteneklere sahip olmayı hayal ederler. Ben de bu yazımda, zihin okuma gücü üzerine düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

Eğer insanların zihnini okuyabilseydim, bu özelliği insanların benim hakkımda ne düşündüğünü öğrenmek için kullanırdım.
Mesela bir soru sorduğumda, verdikleri cevapla içlerinden geçen düşünceleri karşılaştırırdım. Özellikle de benimle ilgili ne düşündüklerini, bana karşı ne hissettiklerini merak ederdim.

Örneğin okula gittiğimde, arkadaşlarımın ve öğretmenlerimin bana karşı gerçek duygularını ve düşüncelerini fark edebilirdim. Ama onların içlerinden geçen şeyler bazen garip, kırıcı ya da üzücü olabilir. Bu durumda, hakkımda ne düşündüklerini öğrendiğimde üzülsem bile, en azından kimlerin gerçek dostum olduğunu bilirdim.
Belki de bana iyi davranıp içinden kötü şeyler düşünen birini fark eder ve onunla arkadaşlık etmezdim. Yani bu yetenek bana dürüst ilişkiler kurma fırsatı verebilirdi.

Ama bir yandan da bu durum çok üzücü olabilir. Düşünsenize, sürekli insanların zihnini okuduğunuzu…
Bir süre sonra kafanız karışır, yorulursunuz. Her düşünceyi duymak insanı hem duygusal olarak hem de zihinsel olarak yıpratır.

Bazı ünlü düşünürler “Bilgi en büyük güçtür.” derler.
Peki, bu tür bir bilgi gerçekten güç olabilir mi?
İnsanların gerçek düşüncelerini bilmek bizi bazen tehlikelerden koruyabilir; kötü niyetli insanlara karşı tedbir almamızı sağlayabilir.
Ama derinlemesine düşündüğümüzde, bu durum günlük yaşamda, okulda ve iş hayatında sosyal ilişkilerimizi zedeleyebilir. Çünkü bazen bilmemek, bilmekten daha huzurlu olabilir.

Sonuç olarak bir hediye gibi görünen bu tür yetenekler, beraberinde birçok zorluk da getirir.
Bir şeyi dilemeden önce onun hem olumlu hem olumsuz yanlarını düşünmek gerekir.
Yine de, bir günlüğüne bu yeteneğe sahip olmak oldukça ilginç bir deneyim olurdu.

Peki siz ne düşünüyorsunuz, insanların zihnini okumak ister miydiniz?

(Visited 13 times, 1 visits today)