Sokaktan Geçerken

Otobüsten indiğimde hava beklediğimden daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi ve kalbim, sanki bir şey olacakmış gibi hızlandı. Normalde bu sokaktan geçerken böyle hissetmezdim. Aynı binalar, aynı kaldırım taşları, aynı sessizlik… Ama o akşam her şey biraz daha yabancıydı.

Rüzgâr, yere düşmüş yaprakları sürükleyerek ayaklarımın etrafında dolaştırıyordu. Adımlarımı hızlandırmak istedim ama acele edersem dikkat çekecekmişim gibi garip bir düşünceye kapıldım. Çantamın askısını omzuma daha sıkı bastırdım. Sokak lambasının ışığı arkamda kalınca gölgem uzadı, sonra bir anda yok oldu. O an karanlığın içinde yalnız olmadığımı hissettim; ama bunun sadece bir his mi olduğunu anlayamadım.

Bir apartmanın girişinde duran paslı kapıya gözüm takıldı. Kapı hafifçe aralıktı ve içeriden loş bir ışık sızıyordu. Oradan geçerken nefesimi tuttuğumu fark ettim. İçeriden bir ses gelecek diye bekledim ama hiçbir şey olmadı. Sadece kendi ayak seslerim kaldırımda yankılanıyordu.

Bir süre sonra huzursuzluğum yavaş yavaş azaldı. Evimin ışığı uzaktan görünmeye başlamıştı. Kapıya vardığımda durup arkamı döndüm. Sokak yine sıradandı, yine sessizdi. Az önce hissettiğim şeyin karanlığın bir oyunu mu yoksa içimdeki korkuların bir yansıması mı olduğunu düşünerek anahtarı çevirdim. Cevabı bulamasam da o akşam, aynı sokaktan bir daha eskisi gibi geçemeyeceğimi biliyordum.

(Visited 1 times, 1 visits today)