Aldığım en tatlı hediye

2020 senesinin Ocak ayında ailemle birlikte doğum günümü kutluyorum. Pastamın mumlarını üflemeden önce aklıma ,neden o an aklıma geldiğini bilmesem de, bir şey geldi. Birkaç yıl önce ailemden evcil hayvan istemiştim ve bu isteğimi her gün yineleyince artık dayanamayıp beni de yanlarına alıp bir evcil hayvan mağazasına götürdüler.

İçinde çoğunlukla kuşlar olan bu evcil hayvan mağazasına girer girmez o kuşlara baktım. Aradığım kuş kanaryaydı. Kanarya denen kuş türünü uzun süredir çok seviyordum. Bir süre kuşlara baktıktan sonra çok güzel bir kanarya buldum. Ailemden o kanaryayı istedim fakat ailem kanaryanın biraz hasta göründüğünü söylediler. Mağazanın sahibine kanaryanın durumunu sorduk ve mağaza sahibi bir sorun olmadığını, kanaryanın hareketlerinin normal olduğunu söyledi. Kendisi işini bilen bir insan olduğu için (Sonuçta bir evcil hayvan mağazası yönetiyordu) ona güvendik ve kuşun yemlerini ,kuşun kafesini ve kuşu alıp evimize döndük.

Artık bir evcil hayvanım vardı ve sahip olduğum evcil hayvan o zamanlar en sevdiğim hayvan olan kuştu. Eve gelince ilk iş kuşa bir isim aradık. Kuşun isminin “Sarış” olmasını teklif ettiğimde bütün aile fertleri bu ismi beğenmiş gibi gözüküyordu. Sonuç olarak kuşun ismi “Sarış” oldu. Kuşla bir hafta geçirdikten sonra ona çok bağlandım. Okuldan eve dönünce ilk iş aileme kuşun kafesini açtırıp onunla oyun oynamak oluyordu. Bu şekilde kuşumuzla birlikte 1 ay kadar beraber yaşadık.

Bir gün her zaman olduğu gibi babam beni okuldan alıp eve bıraktı ve eve geldiğimde annem suskundu ve yüzünden üzgünlüğü okunuyordu. Annemin neden bu kadar üzgün gözüktüğünü sorduktan saniyeler sonra bir şey fark ettim. Sarış yoktu. Evde ne Sarış ne kafesi ne de Sarış’ın izini taşıyan bir şey vardı. O an neler olduğunu anladım. Sarış’ın başına bir şey gelmişti. Ben bunları düşünürken annem sorumu beni kırmayacak şekilde yanıtlamaya çalışıyordu. Cümlesinin sonuna geldiğinde ne olduğunu anladım. Sarış ölmüştü. Göz yaşlarımı tutamadım ve ağlamaya başladım. Hayatımda ilk defa böyle bir şey yaşıyordum. Bundan sonra ne yapacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.

Dediğim gibi bunların neden aklıma geldiği hakkında hiçbir fikrim olmasa da bunlar aklıma geldikten sonra doğum günlerimde dilek tutmayan ben bir dilek tutmaya karar verdim. İçimden “Umarım bir evcil hayvanım olur ve ona bu sefer iyi bakabilirim, bir mağazadan alınmış değil de sahiplendiğim bir hayvan.” dedikten sonra mumları üfledim. Sonra hediye paketlerini açmaya koyuldum. Ailemin hediyelerini açmadan önce annemin burada olmadığını fark ettim ve babama annemin yerini sordum. Babam; annemin evden çıktığını, hemen geleceğini söyledi. Babamın hediyesini açtıktan 5 dakika sonrada annem elinde bir hediye paketiyle eve geldi. Anneme teşekkür ettikten sonra hediyeyi açmaya koyuldum. Açarken bir şey fark ettim hediye paketinin etrafında küçük boşluklar vardı. Boşlukları umursamadım ve hızlıca paketi açtım. Hediye paketini açtığımda şok oldum! İçinde pamuklarla kaplı bir alanda usulca uyuyan yavru bir kedi vardı!

(Visited 48 times, 1 visits today)