Almanya Gezim

Birkaç hafta önce babam bana “Almanya ya gitmek ister misiniz” diye sordu. Bende “olur” dedim ama “ne zaman” diye sordum. Bir hafta sonra  gideriz deyince, valiz hazırlıklarına başladık. Ve Salı günü sabah 4:30 da uyandık. Birkaç saat sonra kendimi Köln de buldum.

Almanya’nın en sakin ve temiz şehri Köln olsa gerek.  İlk gün, Köln’ü gezmeye çıktık. Dom Kilisesini ziyaret ettik. Mimarisi çok güzeldi ve sanırım dünyanın en eski kiliselerinden bir tanesi. Oranın içine bile girdik. Babamın kuzenleri de orada yaşadıkları için onların evinde kaldık. İkinci gün, babamın Frankfurt’ da toplantısı olduğu için oraya gittik. Biz gezerken babam da toplantısına gitti. Bir sürü şey aldık ve akşam eve döndük. Almanya’da Alış Veriş Merkezleri ve dükkanlar saat 8’de kapanıyor o yüzden bizde tekrar Köln’e dönmek için yola çıktık. Babam sonradan geldi.

Üçüncü gün, Köln’de her yıl düzenlenen karnavala katıldık. Herkes kostüm giymişti ama biz karnaval olduğunu bilmediğimiz için yanımızda kostüm götürmemiştik. Kardeşim oradan aldığı tek boynuzlu at tacını taktı. Karnavalda, önümüzden büyük büyük arabalar geçti, herkese şeker atıyorlardı. Daha doğrusu küçük çocuklara ve kostümlü olanlara. Bütün çocuklar ellerinde poşetlerle şeker ve çikolata topluyorlardı. Şemsiyeyle toplayan bile vardı. Kardeşim bir poşet dolusu şeker topladı. Onları Türkiye’ye götürüp kuzenine vermeyi düşündü. Aslında biz o gün masal diyarına gidecektik. Ama hava yağmurlu olduğu için ve masal diyarı da ormanda olduğu için gidemedik. Cuma günü, yürüyerek markete gittik. Alışveriş yaptık. Sonra Köln’e 1 saat falan uzaklıkta olan Hayvanat Bahçesine gittik. Tabii orada kış olduğu için çoğu hayvan kış uykusundaydı. Hayvanat bahçesini gezdikten sonra yunus gösterisine gittik. Hayatımda ilk defa gerçek bir yunus görmüştüm. Çok tatlı ve akıllıydılar. Ve sonra bir alışveriş merkezine gittik. Oradan da çok şey aldık.

Ve son günümüz olan Cumartesi günü sabah erkenden, kahvaltı bile yapmadan Hollanda’ya gitmek için yola çıktık. Köln ile Amsterdam arasında 3 saat falan vardı. Yolda biraz uyudum. Uyandığımda gelmiştik bile. Orada, Madame Tussoud müzesine gittik. Orada bütün ünlülerin bal mumundan yapılmış heykelleri vardı. Müzeden çıktık ve Amsterdam’ı gezmeye başladık. Oradaki evler yamuk yapılmıştı. Bazıları sağa doğru, bazıları sola doğru eğikti. Ama bilinçli yapılmıştı ve güzel gözüküyordu. Orada akşam yemeği yedikten sonra tekrar Köln’e döndük. Pazar günü erken kalktık, çünkü Türkiye’ye dönecektik. Ve herkesle vedalaşıp uçağa bindik. Çok eğlenmiştim ve “bir daha gider misin” diye sorarsanız ben “tekrar tekrar giderim” derim ama Köln’e!

 

(Visited 54 times, 1 visits today)