Asıl Astroloji

Uzun yıllar boyunca çoğu insanın astrolojiyi algılayış biçimi son derece yetersiz ve astrolojiye gerçekten ilgisi olan kişilere haksızlık olagelmiştir. Bunun nedenini internet, gazete ve dergilerde yer alan ve bu kadar derin bir konuya yüzeysel bir şekilde yaklaşan burç yorumlarının ve astrolojiyle uzaktan yakından alakası olmayan falların yaygınlığı olarak gösterebiliriz. Halbuki astroloji hakkında bu işte gerçekten tecrübeli astrologlarca yapılan ve gerçekleri sanıldığından çok farklı yansıtan araştırmaları okumak, bu yanlış anlaşılmaların giderilmesinde belirli bir rol oynayabilir.Her ne kadar ben de fazla derin astroloji bilgisine sahip olmasam da çoğunluğun yanlış düşüncelerini azıcık da olsa bir miktar bilgiye sahip olduğum doğum haritalarını anlatarak düzeltmeyi amaçladım.

Doğum haritası nedir? Bunu doğduğunuz anda, gezegenlerin yerlerinin matematiksel bir düzen içinde olup birbirlerine yaptığı açılar, yükselen burç, Arap noktaları dediğimiz ve hayatta bazı kavramları temsil eden noktaların semboller şeklinde, toplam 360 derece olan ve 12 tane 30 derecelik ev denen kısma ayrıldığı bir tablo olarak düşünebiliriz. Dünyaya gelişimizde ilk nefesimizi aldığımız andaki saat ve dakikanın, doğduğumuz yerin enlem ve boylamının ve doğduğumuz gün, ay ve yılın bilgilerini edindiğimizde internetten kendimize bir doğum haritası çıkarabiliyoruz (http://www.astrotheme.com sitesindeki sol taraftaki Horoscope, Sign and Ascendant kısmına tıklayın). Bunu tecrübeli bir astroloğa inceletirsek belli olduğu üzere daha kesin sonuçlar alabiliriz ki bu sonuçlarda bir olumsuzluk olduğu takdirde bile bunu iyi bir astrolog nasıl dile getireceğini bilecektir.

Her şeyden önce Güneş, Ay, Mars, Merkür, Venüs vb. gezegenler 12 burçta belirli zaman aralıklarında yer alırlar. Kimi gezegen çok uzun yıllar kalıp kimisi de yaklaşık olarak iki günde bir bulunduğu burcu değiştirir (Ay gibi). Daha sıklıkla burç değiştiren gezegenler kişisel özelliklerimizi daha belirgin göstermeye eğilimliyken Neptün, Uranüs, Plüton gibi bir burçta yıllarca kalan gezegenler jenerasyon gezegenleri olarak adlandırılıp bir burçta ne kadar yıl kalıyorlarsa o yıl aralığındaki nesillerin akımlarını, yaptıklarının genel olarak ne ile ilgili olduklarını işaret ederler, bu gezegenler kişisel eğilimlerimizi, kişisel gezegenlerimize ancak açı yaparlarsa gösterebilirler.

Astrolojik anlamda açılar, gezegenlerin etkilerini anlamaya yöneliktir, onların genel özelliklerini ne şekilde yansıtacaklarını ve nasıl etkiler göstereceklerini belirlerler. Klasik Astrolojinin kullanıldığı dönemden kalma ”temel açılar” bugün kullanılan açılardır ve 60,90,120,180 derece olmak üzere dört adettir. İlaveten, bir açı olmamasına rağmen kavuşum da bunlara eklenebilir. Kavuşum da ya bir gezegenin diğeriyle aynı burçta bulunması ya da koç,boğa gibi art arda gelen burçların uç noktalarında bulunan iki gezegenin durumlarına verilen addır.

Yükselen burç da astrolojide en önemli kavramların başında gelir. Doğduğumuz anda doğu ufkundan yükselen burç, yükselen burcumuzdur ve saate bağlı olarak değişir. Bizim dışarıya yansıttığımız kişiliğimiz, daha doğrusu insanların bizimle ilk etkileşimde bulunduklarında edindiğimiz izlenimle alakalıdır. Bu burç diyelim Koç olsun, 12 burcun sıralamasına göre ondan sonra gelen burç boğaya göre harita şekillenecektir. Yükselen burcun (sembolü ASC, ascendant’ın kısaltılmışıdır.) bulunduğu ev birinci evdir, bu eve yaşam evi de derler ve medikal astrolojide kafa ve organlarını temsil eder. Yükselen burç da burada olduğu için vücut yapımızı, aynı zamanda dış görünüşümüzü temsil eder yansıttığımız kişiliğimizle beraber. Şunu da belirtmeliyim ki astroloji çok geniş bir konudur ve temsil ettiği kavramlar içinde harita sahibinin (yani sizin) finansal konuları, sağlığı, eğitimi, kariyeri; seyahat,çocuklar,evlilik, kardeşleri, ebeveynleri, onların ve kendisinin ölümünü bile içerir (Sonuncusu çok ileri seviyeye aittir, çoğu İngilizce kaynakta ve birkaç Türkçe kaynaktan incelemeye şansınız olsa bile içerdiği hesaplamaların yorumlanması profesyonellik gerektirir.).

Bu kadar anlatım kafanızda biraz karışıklık oluşturmuş olabilir, buna da hak veriyorum çünkü astroloji çoğu kişinin düşündüğü kadar yüzeysel bir konu asla değil yazının çoğunda anlatmak istediğim gibi. Eğer ilginizi çektiyse çok tecrübeli, profesyonelce tutumunun yanında karakterinden de çok hoşlandığım bir Türk astroloğun, Öner Döşer’in kaleminden size Astrolojide Temel Kavramlar, Astrolojide Gösterge Tespiti ve Astrolojide Öngörü Yöntemleri ve eski öğrencisi Barış Özkırış ile yazdığı İlişkiler Astrolojisi adlı kitaplarını okumanızı şiddetle tavsiye ederim, başta fazla bir şey anlamama olasılığınız elbette var ama astroloji hakkında daha fazla okudukça anladığınızı göreceksiniz ve bu kitaplar size her okuduğunuzda aynı bilgi edinme zevkini verecek.

 

(Visited 110 times, 1 visits today)