KEDİ KAVGASI

Bir gün Arel, kedisi ile birlikte yolda yürüyordu. Karşıdan karşıya geçerken kedi bir anda yola atladı ve araba çarptı. Çarpan kişi ise onların komşusuydu. Arel bunu görüp çok sinirlenmişti. On beş dakika sonra veterinere gittiler ve kedinin el bileği kırılmıştı. Artık o, geçene kadar zorlanarak yürüyecekti. Komşusu Arel’den ne kadar özür dilese de Arel’in siniri geçmemişti. O kediyi komşuları Arif Bey de kendi kedisi gibi seviyordu. Onun ziyaretine her gelir ve kontrol ederdi. O kazanın sebebi kendisi olduğu için kediye hep kendisi bakmak istiyordu ama Arel, tabii ki çok sinirli olduğu için buna izin vermiyordu.

Aradan aylar geçti ve kedinin eli iyileşmişti. Arif Bey, buna çok sevinmişti ve ona hep kendisi bakmak istiyordu. Bundan itirazcıydı ancak Arel izin vermediği için kediyi alamıyordu. Hep onun mamasını da alsa suyunu da alsa Arel onu affetmeyecekti. Haftalar sonra Arif Bey’in aklına bir plan gelmişti kediyi evine alabilmek için. Normalde kedi hiç Arel’in yanından ayrılmazdı ama ansızın bir kapı açılmıştı ve o sırada Arel koltukta uyuyakalmıştı. Tam Arel uyandı, küs olduğumuz komşusunun kapısına doğru koştu ve gözden kayboldu. Kapıdan tuhaf kokular geliyordu, bu koku kediler için yapılan özel bir şeydi. Bunun farkına varan Arel, kedisini almak için giderken kapı yüzüne kapandı. Arel, kediyi canından çok sevdiği için onu kurtarmaya çalışıyordu ve camı kırıp eve girmişti. Kedisini alıp kendi evine gitti. O günden sonra Arel taşındı ve artık Arif Bey onu göremeyecekti. Artık Arel’in de içi rahatlamıştı.

(Visited 4 times, 1 visits today)