Kum Heykelleri Müzesi – Paraşüt Macerası

Antalya’daki Kum Heykelleri müzesinin gerçek adı Sandland idi. Biz saat 20.30’da gittiğimiz için kalelerin ışıklandırmalarını da gördük. Kaleler çok büyüklerdi. Ayrıca dalgalar onları deviremiyordu. Ben bu kalelerin en çok ışıklandırmasını sevdim.
Kalelerin nasıl bu kadar dayanıklı olduğunu bilmiyorum. Ama çok güzellerdi. Daha çok Mısır heykellerini kumdan kale olarak yapmışlardı. Antalya’ya annemin arkadaşı ile birlikte gitmiştik. Bu yüzden kumdan heykeller müzesine de onlarla gittik. Ayrıca annemin arkadaşının çocukları da gelmişti. Onlarla da bazen oynadık. Ben bu kumdan heykellerin çok kuvvetli yapıştırıcılarla yapıldığını düşünüyorum. Ankara’da deniz olmadığından Antalya’daki deniz, sahil havası bana çok iyi geldi. Kumdan heykeller müzesine Antalya’daki son günümüzden bir önceki gün gittik. Akşam gittiğimiz için de yarım saat gezebildik. Ayrıca aynı gün annem ve  ablam ile birlikte paraşüte bindik.  Paraşüte binmek bir harikaydı. Yerden baya bir yukarı çıktık. Bir tekneye bindik paraşüte binmeden önce. Orada bir şekilde paraşütleri istedikleri gibi hareket ettirebiliyorlardı. İstedikleri gibi yukarıya da çıkarabiliyorlardı. Bizi çok fazla yukarıya çıkardılar. Aşağıya baktığımızda denizden çok yukarıda olduğumuzu anlıyorduk. Daha sonra bizi yavaşça alta doğru çektiler. Bacaklarımızı suya sokup yeniden yukarıya çıkardılar. Benim için en güzel gün o gündü. Ertesi gün gidecektik. Ve o gün çok sıkıcı idi çünkü biz normalde kahvaltı edip yola koyulacaktık bu yüzden  denize girmek için zamanımız olmayacaktı. Biz de yeşillik ve gölge bir alanda bir armut koltuğa oturduk. Tabi eşyaları topladıktan sonra.  Oturup babamı bekledik, babam geldiğinde öğle yemeği için de kalabileceğimizi söyledi. Çünkü öğle yemeği saati oldukça yaklaşmıştı denize girmek için şansımız kalmamıştı. Eğer sabah öğle yemeğine de kalacağımızı bilseydik denize girebilirdik. Ama tatil çok iyi geçmişti. Kum Heykelleri Müzesi , paraşüt, denize girmek, havuza girmek çok eğlenceliydi. Kısacası tatil çok eğlenceli geçmişti benim için. Zamanın nasıl akıp gittiğini hiç farketmedim bile. Antalyada bir hafta kaldık. Antalyanın dışında bir haftalığına da Marmaris’e gittik. Marmaris’te küçük bir ağaç evde kaldık. Orada bir sürü arı vardı. Deniz, tatil, yol, derken tatil bitmek üzere ve ben altıncı sınıfı merak ediyorum. Beşten zor olacağını tahmin ediyorum. Ama yine okul, ders, ödev derken tatil gelecek!

(Visited 125 times, 1 visits today)