Nükleer Füzyon: Korkutucu Enerji

Nükleer füzyon enerjisi; doğada varolan ve insanlığın kullandığı en güçlü ve de en tehlikeli enerji türlerinden biridir. Bazı dünya ülkeleri enerji ihtiyaçlarının bir kısmını bazıları ise tamamını nükleer füzyon enerjisinden karşılamaktadır.  Aynı zamanda yanlış ve gerekli önlemler alınmadan kullanımı halinde büyük felaketlere yol açabilmektedir. Peki nükleer füzyonun faydalı yanları, doğadaki kullanımı ve potansiyel tehlikeleri nelerdir? İnsanlığın geleceğinde nasıl bir rol oynayacaktır?

 

Füzyon enerjisi en basit tanımıyla ısı enerjisi üretmek amacıyla füzyon tepkimelerinin kullanıldığı bir güç üretimi biçimidir. Bu ısı enerjisi daha sonrasında diğer enerji türlerine çevrilir. Isı üretimi hafif çekirdekli atomların birleştirilerek ağır çekirdekli atomların oluşturulması ile olur. Bu ağır çekirdekli atomların oluşması sırasında bir miktar kütle Einstein’ın E=mc² formülünde olduğu gibi enerjiye dönüşür. Bu enerji insanlar tarafından yapay olarak İkinci Dünya Savaşı’ndan beri yaklaşık 70 yıldır kullanılıyor olsa da doğada çok daha uzun bir süredir mevcuttur. Bütün yıldızlar yakıtlarını füzyon tepkimesi ile sağlamaktadırlar. 4.5 milyar yaşındaki genç bir yıldız olan Güneş buna örnektir. Üstelik, füzyon enerjisi diğer enerji türlerine kıyasla aslında oldukça çevre dostudur. Büyük bir karbon emisyonuna yol açmaz ve buna karşılık üretilen enerji çok büyük miktardadır, bu nedenle de büyük bir rağbet görmektedir. Günümüzde birçok ülke nükleer füzyonu önemli bir enerji kaynağı olarak kullanmaktadır. Özellikle Fransa toplam enerji ihtiyacının yüzde yetmişinden fazlasını nükleer enerjiden karşılamaktadır.

Öte yandan bu kadar büyük güce sahip bir enerji aynı zamanda büyük yıkıma da yol açabilmektedir. Fark edilmesi gereken şudur ki nükleer enerji aslında çok tehlikeli bir enerji türüdür. Güvenlik önlemlerinin yetersizliği halinde füzyon enerjisi  çok ağır bilançolara sebep olabilmektedir. 1986’da Sovyetler Birliği’ne bağlı Ukrayna’da yaşanan Çernobil Nükleer Santrali felaketi binlerce insanın ölümüne, 350.000’den fazla insanın göç etmek zorunda kalmasına ve milyonlarca insanın maruz kalınan radyasyon sebebiyle kanser ve benzeri hastalıklara maruz kalmasına sebep olmuştur. Aynı şekilde 2011 yılında Japonya’daki Fukuşima Nükleer Santrali’nde yaşanan felaket devasa sonuçlar doğurmuş, atmosfere saçılan radyoaktif parçacıklar İzlanda’ya kadar ulaşmıştır. Ayrıca, günümüzde nükleer füzyonla üretilen hidrojen bombaları binlerce Hiroşima ve Nagazaki’yi yok etmeye, atmosferi binlerce yıl kara bulutlarla kapatıp Dünya üzerindeki hayatı bitirmeye muktedirdir.

 

Füzyon enerjisi gerçekten de korkutucudur. Muhteşem, ama korkutucu… Ortaya çıkan büyük güç insanlık için bir sıçrama tahtası gibi kullanılabilecek kapasitededir. Ancak dikkatsizce ve yanlış ellerde kullanımı korkunç sonuçlara yol açabilir. Ama her durumda, füzyon enerjisi geleceğimizi şekillendiren en önemli unsurlardan biri olacaktır. İyi yönde mi, kötü yönde mi şekillendireceğine biz karar vereceğiz.

(Visited 5 times, 1 visits today)