Uzun zamandır ormanda tek başıma yaşıyordum. İnsan yüzü görmeyeli o kadar uzun zaman olmuştu ki bir gün karşıma çıkan kişiye önce inanamadım. Ormanda bir insana rastlamak çok zordu. Bu yüzden hem şaşırdım hem de sevindim ve onu evime davet ettim.
Karşımdaki kişi oldukça iyi ve sakin biriydi. Akşam olunca ona ormanın geceleri ne kadar tehlikeli olabildiğini anlattım. Geceleri garip sesler duyulur, açıklayamadığım olaylar yaşanırdı. Bazen bunların, uzun süre yalnız kalmamdan kaynaklandığını düşünürdüm.
Sabah uyandığımızda ikimiz için kahvaltı hazırladım. Çok nazik biriydi; yemeğini bitirdikten sonra kendi tabağını bile yıkadı. Gün boyunca birlikte çalıştık. Ağaç kestik, kâğıt yaptık ve doğayla uyum içinde vakit geçirdik.
Daha sonra ormanlar hakkında yazdığım kitabı okumaya başladı. Ben de biraz dinlenmek için gözlerimi kapattım.
Uyandığımda yalnızdım.
Yanımda kimse yoktu. Orman yine sessizdi. Kitap yerindeydi ama sanki biraz önce biri okumuş gibiydi. O an şunu düşündüm:
Acaba gerçekten biriyle karşılaşmış mıydım, yoksa yalnızlığın bana oynadığı bir oyun muydu?
