Paranın Yeni Çağı

İnsanoğlu uzun zaman önce istediklerini almak amacıyla kendilerinde bulunan eşyaları başka eşyalarla değiştirdiler. Bu yöntem uzun bir zaman devam ettikten sonra Lidyalılar değerli madenleri işleyip bu takas işlerinde kullanmaya başladılar. Bu işletilmiş madenlerin kullanımı da günümüze kadar, az da olsa değişimle, gelmiştir. Günümüzde ise bu paralar çoğunlukla kağıttan yapılmışlardır. Ancak bu paranın takas kısmında hala temas bulunmaktadır, hem insandan paraya hem de insandan insana.

Bildiğiniz üzere yakın bir zamanda Dünya’da yeni bir çeşit virüs bulundu. Çin’de oluşan bu virüs yavaş yavaş tüm Dünya’ya yayılmaya başladı. Tabii bazı ülkeler bu haberi duyunca hızlıca önlem almaya başladılar. Bunlar; ülkenin dışarıyla bağlantısını kesmek, vatandaşlara ne yapmaları gerektiğini gösteren medya yayınları yapmak ve dışarı çıkma yasağı koymak gibi önlemlerdi. İnsanlar bu önlemlerin yeterli olduğunu düşündü, sonrasında ise yüksek hasta sayılarını görünce yanıldıklarını anladılar. Bu sefer önlemleri daha da sıkıştıracaklardı. Ancak Danimarka, sürekli temas halinde olan ve ihtiyaç duyulan bir maddenin, paranın, bir tehdit olabileceğini fark etti ve özellikle bu konuda önlem almak istediklerini belirten ülkelerden birisi oldu. Peki, Danimarka’nın alabileceği bu önlem nedir ve virüsün yayılımını nasıl azaltabilir? Hep birlikte bakalım.

 Danimarka, Korona virüsün yayılımını engellemek amacıyla fiziksel para kullanmayı bırakacağını ilan eden ülkelerden birisi. Bu fiziksel para kullanımını yasaklayacak olan yasa ile birlikte neredeyse hiçbir iş yeri, fiziksel para ile hizmet ve eşya ticareti yapamayacak. Ancak bu mantıklı bir karar mı? Öyle görünüyor ki, evet, mantıklı bir karar. Uzmanların söylediklerine göre Korona virüs kağıt parada 3 günden fazla bir süre kalabiliyor. Eğer paranın da şu anki dünyanın vazgeçilmezlerinden birisi olduğunu düşünürsek de Danimarka’nın yapabilecek olduğu bu önlem oldukça işe yarayacaktır. Peki, bunun pozitif ve negatif yanları neler bir bakalım. Öncelikle sanal paranın kullanımı Korona virüsün yayılımını oldukça azaltacaktır. Ayrıca sanal paranın kullanımı paranın taşınabilirliğini arttıracaktır. Aynı zamanda paranın fiziksel olmaması cüzdan gibi eşyaların kullanımını da azaltacaktır ki bu eşyaların kaybolması durumunu da azaltacaktır. Diğer taraftan baktığımızda, bu sanal para kullanımı ülkenin her yerinde geçerli olacağı için, ufak bir köydeki küçücük bir marketin bile buna uyması gerekiyor. Yani bu teknolojinin ülkenin her yerine sağlanması gerekiyor ki bu da güçlü bir altyapı ve sermaye gerektiriyor. Aynı zamanda yapılan bir siber atak ülkenin vatandaşlarının parasına erişememesi anlamına geliyor. Bu durum da vatandaşların moralinin düşmesine ve isyan çıkarmasına neden olabilir. Son olarak, bu önlem ülkemizde de uygulanmalı mı? Bence evet, uygulanmalı. Ülkemizde kentleşmiş şehirler, kırsal şehirlere göre daha fazla, yani teknolojinin dağıtımı bir sorun olmayacaktır. İkincisi ise zaten ülke genelinde toplu taşımada kullanılan bir kart sistemi var, bu sisteme geçici bir yan sistem kurmak bu önlemi sağlamakta işe yarayabilir.

Evet, Korona virüs bir gerçek ve hepimizin bir takım önlemler alması gerekiyor. Bu sanal para kullanımı da Korona virüsün yayılma ortamlarından birini eleyebilir. Tabii sanal para kullanımının ne kadar etkili ve güvenilir olacağı tartışılabilir ancak şimdi önemli olan sağlığımızdır. Ben de sağlığı korumak için bu önlemin alınması gerektiğini düşünüyorum.

(Visited 24 times, 1 visits today)