Otomatik taslak
Otomatik taslak

Yeşil Kağıtlar

Geçenlerde sosyal medyada dolaşırken aylardır istediğim müzik albümüne rastladım. Alttaki yorumlara baktığımda ise 2 çeşit yorum türü çarptı gözüme.Birincisi benim gibi almaya hevesli ama maliyetinden dolayı bir türlü alamayan,ikincisi ise çoktan almış ve albümün ne kadar güzel olduğunundan bahseden taraf.Yorumları okurken hayatımda yalnızca hobi olarak yer kaplayan bir şey konusunda bile paranın eksikliğini bu kadar hissederken maddi durumları daha en temel ihtiyaçlarını karşılamaya bile yetmeyen insanları düşünmekten alamadım kendimi.Ne olurdu sanki şu illet para olmasaydı hayatımızda.

 

Bir hafta sonu vitrinlerde dolaşırken gözünüze inanılmaz derecede şık bir takımın/abiyenin takıldığını hayal edin.Hiç zaman kaybetmeden sizin olsun istiyorsunuz.İçeriye girdiniz vitrindeki kıyafetin aynısını askıda buldunuz ve kasaya doğru yola koyuldunuz. Bir de baktınız ki kasanın yerinde  yeller esiyor.Sonra diğer insanların yaptıklarına göz gezdiriyorsunuz ve şaşkına döndüyorsunuz.Herkes istediği kıyafeti alıp elini kolunu sallaya sallaya çıkıp gidiyor.mağzadan çıkıp karşıdaki kafeye oturuyorsunuz.Ayılmak ve ne olduğunu anlamak için bir kahve söylediniz.Mantıklı bir açıklama bulamıyordunuz çünkü daha önce indirimlere rastlamıştınız ama yüzde yüz indirim olan bir mağza ne görmüştünüz ne de işitmiştiniz.Bunu çok kafaya takmamaya karar verdiniz.Hesabı almak için garsonu çağırdınız,garson geldi ve bir sorun olup olmadığını sordu siz ise sadece hesabı istediğinizi söylediniz gasrson ne demek istediğinizi anlamadığını söyledi.Açıklamaya çalıştınız ama çalışanın para denen şeyden haberi bile yoktu.Bu kadarının fazla olduğunu düşündünüz ve cüzdanınızdan bir miktar para çıkartıp masaya atıp kalktınız.Olayın tuhaflığını atlatamadığınız için arkanıza baktınız ve garsonun verdiğiniz paraya kısa bir süre bakıp sonra onunla oturduğunuz sehpayı sildiğini ve sonra da çöpe attığını görünüz.İlerleyen günlerde durum daha da tuhaflaşmaya başladı.Sanki para denen şey hiç var olmamış gibiydi.Başlarda size oldukça tuhaf gelen bu olay zamanla çok hoşunuza gitmeye başladı .İstdiğinizde seyahate çıkıyor istediğinizi istediğiniz yerde yiyordunuz.Her gün akşam haberlerinde gördüğünüz aç insanlar artık yoktu,zengin-fakir denen ayrım yoktu,çocuğunu okutmak için bankaya kredi çekmeye giderken aynı zamanda bunu nası ödeyeceğini düşünen anneler yoktu.Her şey çok güzel görünüyor değil mi? Biz insanların çıkarcı düşüncelerini göz önünde bulundurduğumuz zaman bu mutluluk pek de uzun sürmezdi.

 

Doğduğumuz andan itibaren izleyeceğimiz yol bellidir ve hemen hemen her insanda aynıdır.İlköğretime gideriz,liseye gideriz,üniversite okuruz ardından yüksek lisans yaparız,bize iyi paralar kazandıracak bir işe girmek için mülakatlara gireriz,girdiğimiz işlerde terfi ve dolayısıyla gelen zamı almak için gecemizi gündüzümüze katarız,şanslı ve yetenekliysek istediğimizi elde eder iş dünyasında saygıyla anılan bir insan oluruz,yaşlandığımızda iyi bir emekli maaşına sahip oluruz ve ölene kadar rahat bir yaşlılık geçiririz.İlk başa dönüp baktığımızda ne statü ne taktir edilmek ne de diğer insanların iyiliği,aldıkları hizmet umrumuzdadır.Bizim düşündüğümüz tek bir somut varlık vardır:Para.Maddi ihtiyaç olmasaydı ne ülkeleri birbirine bağlayan ticaret ne sahip olduğu yer altı kaynaklarından dolayı sömürülen bölgeler ne de cebindeki birkaç kuruş için canından olan insanlar olmazdı diye düşünebiliriz.Ama nu ne kadar doğru olur?.Bir yüzyıl öncesinde milyonlarca insanın ölümüne sebep olan veremin aşısını bulan Albert CALMETTE ve Camille GUERIN’in amacı neydi?ilacı bulup yalnızca yakınları için de kullanabilirlerdi.Daha günlük bir örnek vermek gerekir ise Apple’ın kurucularından en çok bilinen Steve JOBS iyi bir örnek olacaktır .Bizim iletişim sıkıntımızı kafasına takmış adamcağız diyemeyeceğim çünkü en büyük amacının maddi refahını sağlamak olduğu konusunda ısrarcıyım.

 

Elbette bu saatten sonra kalkıp bu insanları suçlamak tamamen yanlış olur.Onlar ve biz yalnızca yüzyıllardır süre gelen bir gerekliliği devam ettiriyoruz.Bu kadar zekaya ve araştırma yeteneğine sahipken maddi hedef gütmeyen aklını kaçırmış demektir.İlk insanların para bulunmadan önce bile takas yolu ile ticaret yaptıklarını biliyoruz.Öyleyse para bir konuda diğerlerinden üstün olma ve diğerlerini kontrol etme isteğinin hayat bulmuş hali değilde nedir? Amerikalı yazar Richard HOVEY ”Bir milletin zenginliği altını,ipeği veya pamuğu değil insanlarıdır” diyerek insana insan olduğu için değer verilmesi ve yardım edilmesi gerektiği konusundaki görüşlerime söz olmuş.Zaman geçtikçe ve hayat hakkında daha çok okudukça paranın gerçekten yalnızca bir bahane olduğunu daha iyi anlıyorum.Paranın yokluğunda da insanlar mutlaka başka bir problem ortaya çıkartırdı.Yine dinler kullanılarak masumlar öldürülür yine ülkeler birbiri ardından yardım bahanesi ile komplo kurardı.Ama bilmediğim şey acaba bu sefer neyi bahane ederlerdi?Neyin yokluğu insanları sefalete sürüklerdi?

 

 

(Visited 59 times, 1 visits today)