Labirent Kitap Serisi

Çoğu insanın hayatında arka plana ittiği okumadan bir köşeye fırlattığı şeydir kitap. Oysaki kitaplar düşüncemizi geliştiren hayatımızın en sıkıcı ve zor anlarında bize farklı kapılar açan en önemli araçlardan biridir. Sıkıntılardan uzaklaşmak için başvurulan şey hep kitap olmamış mıdır?

img_1465-640x426Bazen insanlar hayatlarından zevk alamayacak derecede sıkıldıkları zaman kitap okumak onların hayatlarına renk katabilir. Benim son derece sıkıldığım zamanlarda elime geçen  kitap sayesinde hayatımda beni unutamayacağım kadar etkileyen kitap serisi labirent olmuştur  Çoğu insan bilim kurgu sevmez fakat benim en sevdiğin en akıcı bulduğum türlerden  biridir.  Labirent serisinin ilk kitabı olan ölümcül kaçışın başı şöyle başlıyor. Thomas adında bir karakterin uyandığı zaman kendi ile ilgili hiçbir şey hatırlamaması ile başlar. Tıpkı diğer arkadaşları gibi, kayran adındaki devasa taş duvarla kaplı geniş bir alanda  yaşayan insanlar arasında kendini bulur. Çevrelerini saran labirentin taş kapıları her sabah açılır ve her akşam kapanır. Her ayda bir kayrana bir çocuk gelir. Kimse burada kalmak istemese de çıkış yolu bulmak imkansızdır. Fakat Thomas’ın kayrana gelmesiyle değişen hayatını anlatan kitap, okuyucuda gerçekten iz bırakan ve onu gerçek hayatından bir kaç saat uzaklaştırabilecek kadar kafa dağıtıcı. O kadar akıcı ki okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Ben öyle çok kitap okuyan bir insan değilim fakat bana kitap okumayı sevdiren kitap bu olmuştur. Labirent serisi insanları etkileyen bir kitap olduğu için filmi çıkmıştır. Sadece bir kitap senin kocaman hayatında sana ne katabilir ki? Bana kalırsa bir kitap bile insana çok şey katabilir.  Çünkü insanların sevdiği ve okumaktan keyif aldığı kitaplar insanı kitap okumaya daha çok heveslendirir yani sadece bir kitap hayatınıza onlarca sözcüğün ve daha fazla  bilginin girmesine zemin hazırlar. Neyi ne kadar okuduğunuz değil neyden ne kadar verim aldığınız daha önemlidir. Bir de o kitabı keyif alarak okuduysanız ne mutlu size. Bu yüzden bu seri benim hayatımda unutulmaz bir iz bırakmıştır. Bir felsefe veya edebiyat kitabı kadar bizi geliştirmese de en azından kitap okumayı sevdirmesi de önemli bir şeydir. Şu zamanlarda hepimizin yaptığı hata kitap okumadan kitabın bize vereceği verimleri anlatmak. Bana göre bir kitabın sana vereceği verim aslında senin o kitabı okurken ki ruh haline bağlıdır. Çünkü hiçbir kitap boş yere yazılmaz içinde mutlaka size yararı dokunan bir şey vardır. Her şey sizin o verimi alma isteğinizle bağlıdır. İnsanların okumadığı bir kenara attığı, raflarda uzun süre kalıp da o tozlanan kitaplar belki de insanların hayatlarını çok farklı yerlere taşır. Her bir kenara fırlattığımız kitapta aslında alabileceğimiz muazzam bilgi ve deneyimleri de çöpe atmış oluyoruz. Ufkumuzu geliştiren kitapların böylesine bir konumda olması gerçekten üzücü. Kitaplar yerine hayatımızı küçük ekranlı radyasyon yayan aletlere teslim etmemiz gerçekten bizim için çok acı verici.

Okuduğumuz kitapları benimser ve sorgularsak  kendimizi geliştirir hedeflerimize ulaşma konusunda emin  adımlar atarız. Yeter ki biz okumaya hevesli olalım.

 

 

 

(Visited 175 times, 1 visits today)