Evreka!!!

    Sabah yine aynı stresli rüya ile gözlerimi açtım. Zaten bu aralar ya uyuyamıyordum ya da bu iğrenç rüyayı görerek uyanıyordum. Rüyamda kendimi büyük bir toplantı salonunda patronumun ve şirketin üst düzey yöneticilerine sunum yaparken görüyordum. Birden bildiğim her şeyi unutuyorum, sesim kısılıyor, konuşmak istiyorum ama konuşamıyorum. Daha sonra herkesin önünde kusuyorum ve rezil olduğumu hissediyorum. Herkes üstüme gülerken ve ben iyice ezilirken aniden uyanıyorum. Ama bu stresin ve rüyanın nedeni ben biliyorum. önümüzdeki hafta iyi bir terfi alabilmem için bir sunum  yapmam lazım. Şirketteki boş bir yöneticilik pozisyonu için diğer 4 kişiyle birlikte ben de adayım. işte bu yüzden sunumu çok güzel yapmam lazım. Haftalardır bu sunumu düşünüyorum ve hazırlıyorum.  Yolda yürürken, yemek yerken, hatta uyurken bile . Sunumun görsel olarak hazır olduğundan bir şüphem yoktu. Gerek grafikler olsun, gerekse tablolar ve ilgili görseller olsun her şeyi koymuştum ama sunumun en önemli kısmında bir sıkıntı yaşıyordum. Sunumun can alıcı bölümünde, işte tam patronumu etkileyeceğim dediğim yerde istediğim uygun cümleleri bulamıyordum. Görünürde bir sıkıntı yok gibiydi ama iki paragrafı bir türlü birbirine bağlayamıyordum. Haftalardır bu konu yüzünden uyku uyuyamıyordum. Dün, annem müsait olmadığı için kız kardeşim Aslı’yı doktor randevusuna götürmemi istedi. Aslı’yla birlikte doktorun muayenehanesine gittik ve bekleme salonunda beklemeye başladık. Yine , her zaman olduğu gibi kafam aynı konuyla meşgul. Allahım, ne yapmalıyım, bu iki paragrafı nasıl bağlamalıyım derken, çok alakasız bir şekilde duvardaki bir kamu spotu ilanına gözüm takıldı. Birden kafamdaki ampul parladı ve iki konuyu birbirine nasıl bağlayacağımı buldum. Aniden kendime engel olamadan sanki bir refleksmiş gibi ‘BULDUM!’ diye bağırdım. İşte o an salon sessizliğe büründü, bütün bakışlar üzerimdeydi. Herkes büyük şaşkınlık içinde bana bakıyordu. Aslı ise kıpkırmızı kesilmiş “ne oluyor” dercesine yüzüme bakıyordu. Birden kendime geldim ve ne yaptığımı fark ettim. Mahcup bir şekilde gülümsedim ve durumu dilimin döndüğü kadar izah etmeye çalıştım. Neticede

bir doktor muayenehanesindeydik ve gelenlerin çoğu belli ki hastaydı. Biraz ayıp olmuştu yani. Neyse ki, hepsi anlayışlı insanlardı. eve gider gitmez bulduğum cümle ve yöntemle hemen sunumumu tamamladım. Uzun zamandır ilk defa rahat bir uyku uyumuştum. ertesi sabah sunum günüydü. En güzel ve şık elbisemi giydim. hayatımda sadece 2 defa giymiş olduğum topuklu ayakkabımı da giyerek yola koyuldum. Yine stresli bir şekilde sunumu düşünüyordum ama bu sefer tatlı bir stres vardı içimde. işe gittim ben sunumu yapacak 2. kişiydim. ilk öncellikle Salih sunumunu yaptı. Gayet güzeldi. Ve sıra bana gelmişti aylardır çalıştığım sunumu yapma vaktim gelmişti. Derin bir nefes aldım ve sunumumu yapmaya başladım. Kendi adıma söyleyeyim beklediğimden çok daha iyi geçti. Daha sonraki 2 arkadaşımı izleyemedim çünkü işte benim yardımıma ihtiyaçları oldu. iş arkadaşlarıma yardımım bittikten sonra geri döndüğümde zaten sunumları bitmişti. Araya hafta sonu girdi. bekledim bekledim bu sefer sunum hakkında değil sonuçları hakkında düşündüm. Ve sonunda pazartesi geldi.  Kimin terfi aldığı kapıda yazıyordu. Derin bir nefes alıp sonuçlara baktığımda içimde bir burukluk oluştu. Terfi alan kişi işten arkadaşım Alp olmuştu. ilk başta üzüldüm ama daha sonra Alp’in sunumunun gerçekten benimkinden daha iyi olduğunu gördüm. Ve işin iyi kısmı gösterdiğim çaba için zam yaptılar. En azından maaşım artmıştı ve artık uyuyabiliyordum.

 

 

 

(Visited 144 times, 1 visits today)