Kripto Paraların Geleceği

Günümüzde para ekonominin temel aktörlerinden biridir. Tarih boyunca da para farklı formlarda ekonominin merkezinde yer almıştır. Çeşitli zamanlarda pek çok farklı meta, para olarak kullanılmıştır. 20. yy. da finansal teknoloji ve internetin sunduğu olanaklar, paranın sanal ortamda mal ve hizmet alım-satımı başta olmak üzere, para transferi ile gerçekleştirilebilecek her türlü işlemi mümkün kılmıştır. Finansal teknolojide meydana gelen daha ileri uygulamalar mevcut paranın sanal ortama taşınmasının ötesinde farklı para formlarının tartışılmasını gündeme getirmiştir.

Dijital para kavramı ilk kez 1982 yılında David Chaum tarafından ortaya atılmış olup, dijital paraların merkezi bir otorite tarafından yönetilmesi önerisinde bulunulmuştur. 2008 yılında Satoshi Nakamoto tarafından ortaya atılan Bitcoin ile kripto paralar ortaya çıkmıştır. Bitcoin ile merkezi bir otoriteye bağlı olmaksızın, hızlı, güvenli ve işlem maliyeti gerektirmeden kripto paraların transferi olanaklı hale gelmiştir. Bitcoin’in herkesin erişimine açık bir uygulama sunması ise yeni kripto paraların üretilmesini mümkün kılmıştır.

Herhangi bir fiziksel paranın temsili olmayan kripto paraların üretilmesi para tartışmalarını gündeme getirmiştir. Bitcoin örneğinde olduğu gibi, Bitcoin’in bir kripto para olması ve paranın bazı özelliklerini taşıması onun, itibari paralar ile kıyaslanmasına yol açarken, coin (madeni para, sikke) kavramı ile bağdaştırılması ve madencilik yoluyla üretiliyor olması altın ile karşılaştırılmasına yol açmıştır.

Covid-19 pandemisiyle birlikte artan e-ticaret, dijital pazarlama, tüketim kalıplarının değişime uğraması gibi çok boyutlu ekonomik trendler kripto paralara olan farkındalığı artırmıştır. Bu yönde bir farkındalığın da daha yüksek getiri elde etmek isteyen yatırımcıların Bitcoin’e yönelmesinde etkili olduğu söylenebilir. Bununla birlikte dünya genelinde tanınan şirketlerin Bitcoin’e ilişkin açıklamaları Bitcoin’in daha çok popülerlik kazanmasına neden olmuştur.

Kripto paraların sayıları günümüzde giderek daha fazla artmaktadır. Neticede sınırlı miktarda üretilen ve yüksek riskliliğe sahip olan bu paralar kripto para piyasalarının aşırı oynak olmasına neden olabilmektedir. Kripto paraların risk – getiri düzeyinin yüksek olması nedeniyle bazı yatırımcılar açısından cazip görülmektedir.

Para; günümüzde finansal sistemin halen önemli bir unsuru olmaya devam etse de, internet ve finansal teknolojide yaşanan gelişmeler yeni türde para benzeri enstrümanları ortaya çıkarmıştır. Kripto paralar olarak adlandırılan bu yeni araçlar paranın geleceğini sorgulatır duruma getirmiştir. Bitcoin örneğinde olduğu gibi, herhangi bir fiziksel paranın temsili olmayan kripto paraların üretilmesi, para tartışmalarını gündeme getirmiştir. Bitcoin’in bir kripto para olması ve paranın bazı özelliklerini taşıması onun, itibari paralar ile kıyaslanmasına yol açarken, coin kavramı ile bağdaştırılması ve madencilik yoluyla üretiliyor olması altın ile karşılaştırılmasına yol açmıştır.

Bu tartışmalar süregelsin, yatırımcılar tarafından kripto paralara olan talebin gittikçe arttığı gözlenmektedir. Özellikle, 2017 yılından bu yana kripto para fiyatları önemli ölçüde yükselmiş ve bu da kripto paralara olan ilgiyi daha çok arttırmıştır. Zira son yıllarda kripto para piyasasında yapılan toplam işlem hacmi milyarlarca dolar cinsinden ifade edilmektedir.

Tarihsel olarak irdelendiğinde Bitcoin’in ekonomilerde para yerine kullanılan deniz kabuklarından pek bir farkı yoktur. Zira, toplum tarafından genel kabul gören, değişim ve mübadele aracı olarak kullanılması uygun görülen herhangi bir varlık ekonomilerde para olarak kullanılmıştır. Konuyu daha da detaylandıracak olursak, Bitcoin ve diğer kripto paralar, deniz kabuklarından çok daha işlevseldir. Kripto paraları günümüzde merkez bankalarınca çıkarılan itibari paraların dijital versiyonları ile kıyaslandığında da, merkezi bir otorite tarafından çıkarılan itibari paralardan ayrıldığı görülmektedir. Üstelik günümüzde kripto para fiyatlarının aşırı arza sahip olması, kripto paralar açısından paranın mübadele aracı olma fonksiyonunu sorgulatır hale getirmiştir. Diğer bir problem ise işlemlerde yaşanan süre gecikmeleridir. Öyle ki, iki kişi arasındaki Bitcoin transferi günümüzde yaklaşık 10 dakika sürmektedir. Aynı şekilde, her ne kadar Ethereum’da her bloğun 12 saniyede üretilmesi hedeflense de bu hala uzun bir süredir. Dolayısıyla, son zamanlarda Bitcoin ve benzeri kripto paralar ile işlem yapılmasını kabul eden kuruluşların sayısı artsa da, mal ve hizmet alım-satımında işlemlerin bu kadar uzun sürmesi uygulanabilir değildir.

Gelecekte devletlerin, sunacağı pek çok hizmetin blok zinciri ile gerçekleştirilebilmesi mümkün olabilecektir. Seçimler, vergi işlemleri, sağlık kayıtları ve sınır kontrolü gibi hizmetler bunlardan sadece bazılarıdır. Bununla birlikte para ve finans piyasasında özel sektör tarafından sunulan pek çok hizmet blok zinciri ile gerçekleştirilebilecektir. Sayısız uygulama alanına ilişkin söz konusu bu gelişmeler bugün aklımıza gelmeyen pek çok işlemin gelecekte blok zinciri ile mümkün kılınabileceğini göstermektedir. İnternet bireylerin yaşamlarını nasıl değiştirdiyse blok zinciri uygulamalarının internetten daha fazla yaşamlarımızda değişime yol açacağı öngörülmektedir. Ancak son yıllarda tartışılagelen kripto para madenciliğinin çevreye verdiği/vereceği zararlar kripto paraların geleceğini yeniden düşünmemize neden olacaktır. Kripto para madencileri açısından üretimin maliyetli olması ve büyük miktarda enerji tüketimine ihtiyaç duyulması gelecekte kripto para madenciliğinin sürdürülebilirliğini gündeme getirecektir. Devletlere ise söz konusu piyasalara denetim noktasında bir takım sorumluluklar düşecektir. Ülkelerin kamu kurum ve kuruluşları zamanla regülatör görevi görerek kripto para piyasalarına daha fazla müdahale etmesi olası görünmektedir. En nihayetinde, gelecekte yeni kripto paralar üretilmeye devam edilecektir. İlgili kurumların her geçen gün çeşitlenen blok zinciri uygulamalarına ilişkin mağduriyet oluşabilecek işlemleri tespit edip, toplumu bilgilendirmesi ve bu işlemlere ilişkin gereken hukuki düzenlemeleri gerçekleştirmesi toplumsal fayda açısından önem sağlayacaktır.

(Visited 6 times, 1 visits today)