Gerçeğe Düş

Evden çıktım ve ormanda bir yola saptım. Bu yol en sevdiğim hayallerimin yolu . Bu yolu ben hariç kimse bilmiyordu. Yoldan geçerken şu ana kadar görmediğim bir türe rastladım . Bu tür hayvan mıydı , insan mıydı bilemiyordum . Onun at ayakları vardı ve gövdesi ve kafası de insana aitti.Yani bu bir mitolojik canlı olan sentordu. Ben meraklandım ama bir yandan da içimde kötü bir his oluştu . Temkinli bir şekilde onun yanına gittim . Onunla konuşmaya çalıştım ” Merhaba sentor . Benim adım Düş . Her zaman ormanın içindeki en sevdiğim yoldan yürürüm ve sizi burada şu ana kadar hiç görmedim. Siz neden buradasınız?”. Ne sanıyordum ki ? Sanki sentorler bizim dilimizi bilecekmiş gibi konuşmaya çalışıyorum . Ummadığım bir sesle ve ummadığım bir zamanda bana cevap verdi . Sanki kişniyormuş gibi ama ben onu rahatça kendi dilime çevirebiliyor ve anlayabiliyordum . Bu işe anlam veremeden söylediği gibi onu takip ettim .

Beni bir yoldan götürdü . İçinde iken her yerim tuzla buz kesilmiş tir tir titriyordum . Ter bezlerimden lapa lapa terler yağarken etrafımdaki ağaç ve uzaydan bakıyormuşcasına dünyayı görüyordum.

Beni sanki içine çekiyordu . Daha yakından baktığım zaman dünyadaki yıkımın ve bundan etkilenen mağdurları görüyordum . Evlere zorla tıkan , ana kuzusu evlatları hayatlarından soğutan  ve daha da önemlisi yanınızda ecel getiren bir marazdı. Ilk dünya beni Çin’e , yani o hastalığın başkentine götürdü . Oradaki vahim bir şekilde olan insanları , ve onları kurtarmaya çalışan , canı gönülden işini seven ve saygı duyan , hasta bakıcıları(doktorları) gösterdi. Oradaki durumu herkesten daha iyi anlattı ve ben de o şefkatli ama can alıcı bir hastaneyi gösterdi .

Hızlıca oradan İtalya , Amerika , Fransa ve İngiltere’ye götürdü beni . En son da bana en acı verici yere , memleketime , götürdü . Dünyanın gözü yaşlı ama bizim insanlarımızı görünce daha da hüzünleniyorum . Çünkü çoğu insan gibi aynı şartlarda (az maaş yüzünden geçinemeyen bir ailenin çocuğuydum.) , ortamlarda büyüyünce anıyorsun hayatta kalma isteğini ve direniyorsun ecele . Okula gidemedikleri için parasız pulsuz çocuklar öğrenemiyorlar istedikleri bilgileri . Halbuki şu an her şey çok daha iyi ve böyle bir insan olarak daha fazla yardım yapacağım diye düşünürken en sevdiğim yere , yani gerçekliğe getirdi. Sentor sadece gerçekliğe başka bir bakış açısından yaklaşmamı sağladı . Bunlar sadece ismim gibi bir düştü.

Gerçekte ben kim miyim ? Ben Türkiye Sosyal Hizmetler Kurumu’nun başkanı Düş Kartlıova.En sevdiğim düş ise gerçekliğe giden yolların düşleridir . Eğer biz gerçekleri bilmiyor olasaydık hiçbirimiz  şu an burada olamazdı . Her zaman gerçeği arayın ve hiçbir zaman gerçeği elinizden bırakmayın .

(Visited 12 times, 1 visits today)