Şimdiki Çocuklar Harika

Şimdiki Çocuklar Harika kitabı Ahmet ve Zeynep adlı iki çocuğun mektuplaşmaları hakkında. Çocuklar mektuplarında çevrelerinden bahsediyor ve büyükleri eleştiriyor. Bazen hüzünlü bazen de komik bir biçimde anlatıyor olayları. Açıkçası kitaptaki anlatımı çok beğendim, büyüklerin açıklarını, eksikliklerin ortaya çıkarıyor bu kitapta Aziz Nesin.

Zeynep ile Ahmet eski iki sınıf arkadaşıdır. Zeynep`in babasının yeni işi için Ankara`ya taşınmışlardır. Bu yüzden birbirleri ile mektuplaşırlar. Birbirlerine başlarından geçen önemli olayları yazmaya söz verirler. Bir gün Ahmet`in öğretmeni fedakarlık ile ilgili bir hikaye okur ve Ahmet’e bu hikayeden ne anladığını sorar. Hikaye şudur; Bir köy çocuğu savaş sırasında gözcü olarak görevlendirilir. Bir ağaca çıkar ve gözcülük yapmaya başlar, düşmanın geldiğini görür. Komutana haber vermeye gider ama komutana haber verdiği sırada düşman tarafından öldürülür. Ahmet öğretmeninin sorusunu soru ile cevaplar;

– Öğretmenim çocuklar fedakarlık dersi alsınlar diye büyükler bu hikayeyi mi uydurmuş?

– Ne demek istiyorsun?

-Gerçek bir hikaye olduğuna inanmak zor. Düşmana karşı gözcülük yaptırmak için on bir yaşındaki çocuktan başkasını bulamamışlar mı? Çocukların yaşamaları için savaşırlarken bir çocuğa gözcülük ettirmek…

  İşte ben de bu düşüncenin arkasında duruyorum. Büyüklerin sadece bir şey anlatmak için anlatmalarını, fedakarlık gibi davranışları öncelikle kendilerinde aramaları yerine  çocuklarda aramalarını yanlış buluyorum. Savaş konusunda da bence bir savaş sırasında çocuğun güvenliği en önemli olan şeydir. Zaten asker vatanın gelecek neslin yani çocukların güvenliği için savaşır.

  Başka bir gün Zeynep Ahmet`e bir mektubunda; ailesinin ablasının harika bir çocuk olduğunu düşünüp ona Fransızca, keman, resim ve bale dersleri aldırmışlar. Burada da büyükler her zaman küçüklerden yani bizlerden birer harika çocuk olmamızı isterler yazarın deyimiyle. Geçen gün matematik dersindeydik her nasıl olduysa bu konuya geldik. Matematik hocamız Zehiye hoca bu konuda fazla üstümüze gelindiğini,  ne kadar iyi yaparsak yapalım büyüklerin bizden daha fazlasını beklediğini söyledi. Bence de bu konuda bizim fazla üstümüze geliyorlar. Kitapta da bu konu şu sözle ifade edilmiş: “Eşeğin konuşması insanın yük taşıması normal değildir. Ama bazı insanlar, eşeğin konuşmasına  hayranlık duyarlar. Oysa eşeğin yük taşıması insanın konuşması normaldir.” Yani çocuk çocuk  olursa normaldir, büyük olursa değil.

(Visited 168 times, 1 visits today)