Yediğimiz Yiyeceklerin Hikayesini Biliyor Muyuz?

Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere yiyeceklerin yüzyıllar önceki hikayelerini anlatacağım. İlk olarak size, neden “armudun iyisini ayılar yerler” dendiğini açıklayacağım:

Bir yaz gecesinde, lahana ve patates tarlalarını mahveden yaban domuzlarını vurmak için bir avcı armut ağacında pusu kurar ve bekler. Eğer bir yaban domuzunu görecek olursa tam ensesinden vuracaktı. Bu sırada bir ayı, bahçenin çitlerini dikkatlice ve sessizce açıp bahçeye girer. Sonra üzerinde ballı ve tatlı meyvelerin olduğu bir ağaca çıkar ve bu ağaç avcının pusu kurduğu ağaçtır! Ayı armut ağacının bir dalına oturur ve armutları yemeye başlar. Zavallı avcı ayıyı fark eder ve dikkat çekmemek için çaba sarf eder. Ayı ise avcıyı fark etmemiş vaziyette armutları mideye indirmektedir. Avcı heyecanından ne yapacağını bilemez ve ses çıkarmamak için nefesini tutar. Maalesef ayıların ağız tadı çok iyidir ve çürük armut ile taze armudu ayırt edebilirler. Ayı armudu taze olup olmadığını anlamak için aya tutarken avcı kendisine ikram ettiğini zannederek “istemeeeeeeeeeeeem” diye bir çığlık kopardı ve kendisini ağaçtan aşağı attı ardından var gücüyle kaçmaya başladı. Ayı ise korkudan dengesini kaybetti ve yere paldır küldür düştü. Bu sırada avcı evine koşarken avcı da kaçmaya başladı. Yaban domuzları ağacın dibine geldi ve dökülen elmaları koca dişleri ile parçalamaya başladı. Sonra da keyifli keyifli evlerine döndüler.

Artık armudun hikayesini bildiğinize göre, isterseniz patatese başlayalım:

Patates ilk olarak Amerika Kıtasında yetiştirilmeye başlandı. İnkalar patatese fazla önem veriyorlardı ve lezzetli patates, İnkalar için kutsal bir şeydi de! Kaşif adını verdiğimiz İspanyol yağmacılar, bu günkü Peru’yu işgal ettiklerinde çuval çuval altın getirdikleri gibi, yerli halkın da çok sevdiği patatesi de keşfettiler. Kaşifler krallarının önüne altınları ve patatesleri yığdığında kral:

Ula bu altınları anladık da, bu yamru yumru şekli şemali belli olmayan şeyleri niye getirdiniz!?

Böylece patates ülkeye ilk geldiğinde pek hoş karşılanmadı. İngiliz bir yağmacı olan Sir Walter, İspanyollar gibi Amerika’yı işgale gider ve patatesle ülkesine geri döner. İngilizler, İspanyolların ettiği nankörlüğü yapmadı. Karnını zar zor doyuran halk patatesi kabul etmek zorundaydı. Bundan sonraki yıllar, Almanya, Fransa ve Rusya gibi ülkelerde patatese ilgi sardı. Ama o ülkelerde daha çok hayvan yemi muamelesi gördüler. Benim blogumu okuduğunuz için teşekkür ederim.

 

 

 

(Visited 73 times, 1 visits today)